May, 2007


28
May 07

Doğru İletişimin 10 Kuralı

10 adımdan oluşan bir yöntemle iş süreçlerinizdeki iletişimi son derece etkin bir hale getirebilirsiniz…

İlişkilerimizin en önemli yapıtaşlarından biri nasıl iletişim kurduğumuzdur. Karşımızdaki ister yetkili satıcımız olsun, ister tedarikçimiz, ister müşterimiz isterse yakın bir arkadaşımız, güven ve olumlu etki yaratmanın yolu “doğru iletişimden” geçer. Bunu sağlamanın ilk yolu ise pozitif iletişimdir. Hiç kimse negatif enerjinin olduğu bir yerde bulunmak istemez. Bu yüzden öncelikle konuşurken kendinizi dinlemeye çalışmalı, kendinize dışardan bakabilmelisiniz.

Etkili iletişim, asla tesadüfî olmaz. Bildiğiniz en iddialı konuşmacıyı düşünün. Bu kişiyi bir dahaki sefer dinlediğinizde, kendisi hakkında gerçekten ne kadar şey paylaştığına dikkat edin. Başkaları konuşurken, onları dinlemek yerine ne söylemek istediğinizi mi planlıyorsunuz? İşte bu da en tehlikeli noktalardan biridir. İnsanlar, bunu yaptığınızı bilirler; çünkü onların konuşmasına verdiğiniz yanıtlar genellikle uygunsuzdur ve iletişim hızla kopar. Kimse kendisini dinlemeyen birini dinlemez. Bir kişinin konuşması biter bitmez kendi düşüncelerinizi ezbere söylemek yerine, kişiye biraz önce söyledikleri hakkında soru sorun. İnsanların konuşmalarını dikkatle dinleyin; onlar da sizinkini daha dikkatli dinleyeceklerdir. Continue reading →


27
May 07

İletişimin Tanımı ve İşlevselliği

Sözlük ve diğer kaynaklar iletişim için birçok farklı anlamlar sıralamaktır: Şartları göz önüne getirin: Bildirme ve göndermenin bir sanatı ya da unsuru… aktarılan unsurlar ya da bilgiler… not ya da bir diğer yazılı bilgilendirme örneği… fikir ve düşüncelerin değiştirilmesi: dil, mimik ya da jest gibi ortak semboller sistemiyle düşüncelerin kişiler arasında aktarımının gerçekleştiği süreç… Konuşarak ya da yazarak içerisinde düşüncelerin etkili bir biçimde ifade edilmesiyle ve karşılıklı değişimiyle ilgilenen sanat… Bizim asıl amacımız için, şimdilik şu tanımı kullanalım: “ İletişim, bilginin karşılıklı değişimidir ve etkili araçlarla anlaşma sağlamasıdır.”

Bu söylediğimizin etkili olabilmesi için, iletişimin mutlaka karşılıklı bir anlaşmayı sağlıyor olması gerekir. İki yönlü bir diyalogumuz olmadıkça bir iletişimden söz edilemez. Bir bilgi vermek yeterli değildir; çünkü bir insanın işitiyor olması onun anlıyor olması anlamına gelmeyebilir. Örneğin, bir eğitici elindeki bir ders planını bir sınıf dolusu eğitilene okuyor. Bu bir iletişim midir? Elbette değildir, ancak hepimiz büyük sıklıkla aynı şeyi yaparken buluyoruz kendimizi. Tek yönlü iletişim, iletişim değildir!

İletişim tanımımızı “eklili araçlarla” sözcüklerini kullanarak yapmıştık. Diğer bir deyişle, iletişim vücut dilini de kapsamaktadır. Anladığınız gibi iletişim konuşma, yazma, işitme ya da görmeyi içermektedir. Eğitici olarak vaktimizin birçoğunu sözlü iletişim kurarak geçirirken, çoğu zaman tekbir kelime bile sarf etmeden iletişim kurmuş olabiliyoruz. Aslında, vücut dilimiz çok daha sesli ve etkileyici konuştuğumuz da, konuşulan ya da yazılan sözcük de çok daha etkin olacaktır.

Örneğin, okutmanlık yapan bir eğitmen bir şekilde iletişim kuruyordur. Aynı şekilde, işe yeni alınmış bir eleman, eğitim programınızda, endişeli endişeli yakasıyla oynarken de, iletişim kurmaktadır. Kısacası biz eğiticiler olarak herzaman iletişim kurmaktayız.

Kaynak: www.humansorucefocus.com


25
May 07

Eğitimde İletişimin Önemi Nedir?

Birçoğumuz öğretemeyen öğretmenler ve eğitemeyen eğitmenler görmüş bulunuyoruz. Belki elimizdeki konu hakkında dünyanın en önde gelen otoritesi olabiliriz, ancak bilgiyi diğer kimselere gönderme ve aktarma konusunda güçlük çekiyorsak, verdiğimiz eğitim de tamamen başarısız ve etkisiz olabiliriz.

Günümüzün organizasyon yapılarında niçin iletişime verilen önem artmıştır? Bunun bir nedeni, iletişimin birçok şirket, acenta ve diğer organizasyonlar da bir numaralı problem teşkil etmesidir. Bir eğitimci olarak, eğer etkin bir iletişim kurabiliyorsanız, fikirlerinizi rahatlıkla satabileceksiniz. İster ticari bir işte, endüstride, kamu kuruluşunda, eğitimde ister hizmet işletmelerinde olun, kendinizi rahatlıkla ifade edebilme yeteneğiniz sizin en değerli varlığınız olacaktır.

Bir kişinin mesleği her ne olursa olsun, yaptığı işin en önemli kısmı insanlarla ilgili olmasıdır. John D. Rockefeller’in belirtmiş olduğu gibi; “İnsanlarla ilgilenebilme yeteneği tıpkı şeker ya da kahve gibi satın alınabilir bir şeydir ve ben yalnızca o yeteneğe bile daha fazla ödeyeceğim”. İnsan kaynaklarının gelişiminin tüm süreçlerinde, iletişim popülerliği hızla artan bir kavram haline gelmektedir. Hemen hemen hergün başarısız bir iletişimden kaynaklanan hatalar ve problemler görülebilmektedir ve iletişim halihazır bir günah keçisi haline gelmektedir.

Uzmanların bizlere söylediği gibi, iletişim gayretimizin yüzde 70’i yanlış anlaşılma, yanlış yorumlama, reddetme, hoşlanmama ya da çarpıtma gibi durumlarla sonuçlanmaktadır. Başka bir deyişle, iletişim esnasında bizler yalnızca %30 oranında bir etkinliğe sahip olabiliyoruz. Baseball için 300 avaraj yeterli olabilse de, aslında iyi bir oyun çok daha fazlasını gerektirir.

Kaynak: www.humansourcefocus.com


23
May 07

Dinleyici Neden Dinlemez?

İletişim iki yönlü bir süreçtir. Etkili bir konuşmacı olmak için önce insanların nasıl dinlediğini anlamalısınız. Bu bilgiye sahip olmazsanız, hiç farkında olmadan,yanlış frekansta yayın yapabilirsiniz. Mesajınız çok açık ve çok güçlü olabilir, ama bakalım anlaşılıyor mu?

Dinleme esnasında bazıları o kadar yoğunlaşır ki, konuşmadan kopar. Onları dinlediklerinden koparan ise en başta kendi düşünceleridir. Buna bazıları “350. yola giriş” der. Çünkü insan zihni dakikada ortalama 500 sözcük işleyebilir, ancak biz dakikada ortalama 150 sözcük dinleriz, arada 350 sözcüklük bir fark vardır. Dinleyiciler “kulaklarını kapadıklarında” muhtemelen 350. yola girerler. Diyelim ki uzun, sıkıcı bir toplantıdasınız, bir yandan masanızda bıraktığımız acil çözüm bekleyen zor bir meseleyi düşünüyor, bir yandan dinliyorsanız, daha doğrusu yarım kulak veriyorsanız 350. yola girmişsiniz demektir. Continue reading →

  • Sayfalar

  • Linkedin

  • Kategoriler

  • Etiketler

    3d Add new tag alışveriş Alışveriş Merkezi AVM AVM Yönetim Editörden eleman Eğlence Futbol gelecek Gerilla Pazarlama harcama internet Julian Julian Beaver Kampanya Liderlik Makaleler marka Merhaba merkezi Müşteri Müşteri Hizmetleri Müşteri Memnuniyeti Niş Pazarlama Otomobil para pazar Pazarlama Perakende Plan planlama Reklam Satış Servis Sihirbaz Sponsor Strateji teknoloji Türkiye web Yorum Yusuf Esenkal Yönetim
  • Son Yorumlar

  • Mini anket

    Sizce İstanbul'un yeni Alışveriş Merkezlerine ihtiyacı var mı?

    Anket Sonuçları

    Loading ... Loading ...
  • Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes