May, 2007


20
May 07

Dinleyici Nasıl Değerlendirme Yapar?

Mesajınızı yüz yüze, vermek avantajlı olsa da zaman zaman bazı aksilikler olabilir. Deneyimsiz konuşmacılar büyük olasılık­la yazarken kendilerini daha güvenli hissettiklerinden genellikle kelimelere çok fazla ağırlık verirler. Bu yüzden başarılı bir konuşmacı izlenimi verecek öbür etkenleri es geçerler.

İletişim araştırmaları uzmanı Profesör Albert Mehrabian’a gö­re, sözcüklerin dinleyici üzerindeki etkisi yüzde 7 ile sınırlıdır. Konuşmacının dinleyici üzerindeki etkisinin yüzde 55’i görsel iz­lenimle ilgilidir; görünümle, yüz ifadesiyle, jestlerle, beden diliyle ve duruşla;yüzde38’i ise ses tonuyla konuşmacının güvenilir bir sesi var mı? Ses tonu değişiyor mu, dinlenecek kadar etkile­yici mi? Konuşmacının dinleyici üzerindeki bu etkisi size yaban­cı gelmiş olabilir.

Kaynak: Cristina Stuart’ın “Başarıya Giden Yolda Etkili Konuşma Yöntemleri” kitabından alınmışt


19
May 07

Yeni Nesil Pazarlama Aracı: Bloglar

highres_smiley_left.jpg

Yeni dünyanın özellikle de genç kuşaklardan beklentisi, her an değişen koşullar karşısında donanım kazanmaya ve her alanda kendilerini geliştirmeye hazır olmaları ve bunun sorumluluğunu üstlenmeleri… Bu beklentilerin farkında olan kişilere “Herhangi bir konuda yenilikleri ve gelişmeleri öğrenmek istediğinizde ne yaparsanız?” sorusunu yöneltsek, nasıl bir cevap alırız dersiniz?

Bir tahmin yürütelim; “İnternette arama motorlarını kullanarak konu ile ilgili neler yazılmış araştırırdım” türünde cevapların ağırlıkta olacağından kuşkumuz yok artık.Sanal öğrenme platformları ve seçenekleri dünyamıza damgasını vurmuş durumda. Son yıllarda web teknolojilerinde yaşanan gelişmeler, bilgiye erişim ve bilgiyi sunma hızımızı tahminlerin çok ötesine taşıdı. Arama motorları merak ettiğimiz bir konuda bize birkaç saniyede binlerce adres sunuyor. Birbirine organik bir şekilde bağlı milyonlarca internet adresini barındıran Web, dışarıdan hiçbir zorlama olmadan, sadece kendi meraklarımız ve kendi inisiyatifimiz doğrultusunda, yeni bir şeyler öğrenmek için başvurduğumuz ilk kaynak. İnisiyatifi ve merakı ateşleyen kıvılcımın ise, kişinin güçlü özellikleri olduğunu biliyoruz.

Yeni Gelişmeler ve Araçlar

Bir zamanlar sadece belli kitle ve kurumlar tarafından bilgi sunulan bir ortam olan web, artık kullanıcıları tarafından şekillendirilen bir platform olma yönünde emin adımlarla ilerliyor. Web sayfalarının pek çoğunda, okuduğunuz bir metne, bir habere yorumlarınızı ekleyebiliyor, konu ile ilgili kişisel düşüncelerinizi ya da deneyimlerinizi paylaşabiliyorsunuz. Online günlük blog servislerini (örneğin, Blogger) kullanarak kendinize ait bir alanı bir kaç adımda hazırlayabiliyorsunuz. Ortaklaşa içerik geliştirme sistemlerini (wiki) kullanarak farklı kişiler tarafından kapsamı genişletilebilecek, içeriği zenginleştirilebilecek siteler hazırlayabiliyorsunuz (örneğin: Wikipedia). Tuttuğunuz online güncenizin sizinle benzer konularda yazan insanlar tarafından takip edilmesi için içerik derleyici hizmeti veren sitelere (örneğin: Technorati) üye olabiliyorsunuz. Bu araçlardan en yaygın olarak kullanılan blog’ların büyük bir çoğunluğu kişilerin iş hayatındaki profesyonel kimliklerini yansıtıyor, yani elektronik portfolyo niteliği taşıyorlar. Wiki’lerse bir grup tarafından işbirliği içerisinde ortaya çıkan bilgi bankaları olma özelliği taşıyor. En popüler örneği olan Wikipedia, her dilde yayın yapan açık ansiklopedi projesidir ve 6 yıl’da 200 farklı dilde toplam makale sayısı 5,000,000’u geçmiştir.

Bireye Katkılar

Yeni nesil iletişim araçları sayesinde, sanal bir kimlik var ederek, kendisini bildikleriyle ve yaşadıklarıyla ortaya koyan birey, aynı zamanda kendini tanıma yolunda da önemli bir adım atmış olur. Fikirlerini, deneyimlerini, yazılı olarak milyonlarla paylaşır, Continue reading →


18
May 07

Konuşma Ve Yazmanın Karşılaştırılması

Dinleme ve oku­ma arasındaki farklar şöyle sıralanabilir:

Yazar

>>Okuyucu göremez.

>>Tepki veremez.

>>Yalnızca sözcüklere dayanır.

>>Sözcüklerini dikkatle seçer, ama onları değiştiremez.

>>Konuyu yalnızca bir kere açıklar; okuyucu ancak tekrar okuyabilir.

Konuşmacı

>>Dinleyiciyi görebilir.

>>Yavaşlayabilir, hızlanabilir, tekrarlayabilir, dinleyicilerle konuşabilir.

>>Vurgulamak, coşku ye duygu katmak için beden dilini kullanabilir.

>>Sözcükleri ve deyişleri dinle}ricilere göre degiştirerek daha esnek şansına sahiptir.

>>Basit, kolayca izlenebilen bir yapıyı benimsemeli, sık özetlere, örneklere başvurmalıdır, çünkü dinleyiciler yeniden dinleyemez.

10 dakikalık bir konuşmadan sonra dinleyiciler söylenenlerin yaklaşık yarısını anlamışlardır ve hatırlarlar. Birkaç gün sonraysa akıllarıda söylenenlerin dörtte biri kal­mış olacaktır.

Kaynak: Cristina Stuart’ın “Başarıya Giden Yolda Etkili Konuşma Yöntemleri” kitabından alınmıştır.


17
May 07

Ne güzel söylemiş Kotler…

Pazarlama Nedir? Pazarlama, bir hedef pazarın gereksinimlerini kâr karşılığında doyurmak amacıyla; araştırma, yaratma ve değer sunma bilimi ve sanatıdır.Pazarlama, henüz doyurulmamış gereksinimleri ve arzuları keşfeder. Varlığı tespit edilen pazarın tanımını yapar, ölçer, büyüklüğünü ve kâr potansiyelini benimser. Şirketin en iyi hizmet verebileceği pazar segmentlerini görür; uygun ürün ve hizmetleri tasarlar ve tanıtır.

Şirketler pazarlamanın üretime destek olmak, bir başka ifade ile şirketin üretilen ürünlerden kurtulmasını sağlamak için var olduğunu düşünürler. Oysa gerçek bunun tam tersidir: Üretim, pazarlamayı desteklemek için vardır. Şirket, üretimi dışarıya yaptırabilir. Oysa bir şirketi şirket yapan, “PAZARLAMA”sıdır.Pazarlama çok sık satış ile karıştırılmaktadır. Satış, pazarlama buzdağının yalnızca görünen kısmıdır.

Philip Kotler

http://pazarlamaciyiz.biz – pazarlama günlüğü – http://pazarlamaciyizbiz.wordpress.com [ yusuf esenkal ]

Technorati Favorilere Ekle


15
May 07

P&G ilk “Pazarlama Üniversitesi”ni Türkiye’de kurdu

pu.jpg

Hızlı tüketim ürünlerinde dünyanın lider firması P&G’de (Procter&Gamble) okul ruhu devam ediyor. P&G Türkiye Pazarlama Birimi’nin pazarlamayla ilgili tüm eğitimlerini ve öğrenim içeriğini bir çatı altında toplayan İstanbul Marketing University, pazarlama liderleri yetiştiriyor.

P&G Türkiye’ye özgü geliştirilen ve şu anda 58 katılımcısı olan sanal kampus uygulaması, derslerin yanı sıra, zengin kaynağa sahip kütüphane ile destekleniyor. Programda, Birinci (Freshman), İkinci (Sophomore), Üçüncü (Junior), Dördüncü (Senior), Pazarlama Lisansı (Bachelor of Marketing), Pazarlama Yüksek Lisansı (Master of Marketing) ve Dekan (Dean) olmak üzere 7 derece bulunuyor.

İstanbul Marketing University’de kıdem ve kademeye göre tasarlanmış, zorunlu ve seçmeli derslerden oluşan programda, katılımcılar aldıkları kredi oranında bir üst seviyeye geçiyorlar. Zorunlu derslerde pazarlamanın temel kurallarıyla ilgili konulara ağırlık verilirken, seçmeli derslerde de pazarlamada son trendlere odaklanılıyor.

İstanbul Marketing University’de eğitimler her an güncellendiği için eğitim süreklilik gösteriyor. Bu nedenle katılımcılar, mezun olmak yerine, aldıkları krediye paralel olarak bir üst seviyeye geçiyorlar. Eğitimler çalışanların P&G’de bulundukları süre boyunca devam ediyor. Continue reading →

  • Sayfalar

  • Linkedin

  • Mini anket

    Sizce İstanbul'un yeni Alışveriş Merkezlerine ihtiyacı var mı?

    Anket Sonuçları

    Loading ... Loading ...
  • Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes