Satış dünyasında daha değerli bir araç yoktur. Ama doğru kullanılmazsa, daha zararlı bir engel de yoktur. Kartvizitinizin etkisini anlamanın basit bir kuralı var: “İnsanların sizden satın almalarını kolaylaştırırsanız, sizden alacaklardır. Zorlaştırırsanız, almayacaklardır.”
Kartvizitin gücünü ve zararını tüm yönleriyle anlamamı sağlayan pek çok olay yaşadım. Bir turnuva izledim. Bir çalıştaya katıldım. Eski tanışlarla bir araya geldim. Bu üç faaliyet, kendi bağlamında geniş bir yelpazeyi içeriyor. En azından bir yabancı için turnuva, sosyal bir buluşma; çalıştay, daha teklifsiz bir çevre oluşturma ortamı; eski tanışlarla bir araya gelme ise ikisinin arasında bir yerde gibi görünüyor. Ama bağlamları farklı da olsa, iş kartvizit alışverişine geldiğinde, her birinin ortak yanları var. “Bunun bu tür bir etkinlik olacağını düşünmemiştim” diye yanında kartvizit bulundurmayanlardan hiç de profesyonel olmayan kartlara kadar pek çok durumla karşılaştım. Hatta, biri kartını geri aldı; çünkü kartı kalmamıştı ve benden ziyade bir başkasına kart vermesi daha önemliydi. Tanık olduğum bu kaçırılmış fırsatlar inanılmazdı. Çok sayıda insan, kartvizitlerin her iki taraf için de karşılıklı fayda anlamına gelen bir fırsatı temsil ettiğini anlayamıyor. Çılgın renkleri, iddialı tasarımları ve farklı dokuları unutun. Kartınız müşterinin satın almasını kolaylaştırmıyorsa, onu düzeltmeniz gerekir. Kim olduğunuzu, ne iş yaptığınızı ve size nasıl ulaşılacağını basitçe ve kısaca iletmiyorsa, fırsatları kaçırırsınız. Continue reading →
