June, 2007


18
Jun 07

En İyi Kartvizit Hangisidir?

Satış dünyasında daha değerli bir araç yoktur. Ama doğru kullanılmazsa, daha zararlı bir engel de yoktur. Kartvizitinizin etkisini anlamanın basit bir kuralı var: “İnsanların sizden satın almalarını kolaylaştırırsanız, sizden alacaklardır. Zorlaştırırsanız, almayacaklardır.”

Kartvizitin gücünü ve zararını tüm yönleriyle anlamamı sağlayan pek çok olay yaşadım. Bir turnuva izledim. Bir çalıştaya katıldım. Eski tanışlarla bir araya geldim. Bu üç faaliyet, kendi bağlamında geniş bir yelpazeyi içeriyor. En azından bir yabancı için turnuva, sosyal bir buluşma; çalıştay, daha teklifsiz bir çevre oluşturma ortamı; eski tanışlarla bir araya gelme ise ikisinin arasında bir yerde gibi görünüyor. Ama bağlamları farklı da olsa, iş kartvizit alışverişine geldiğinde, her birinin ortak yanları var. “Bunun bu tür bir etkinlik olacağını düşünmemiştim” diye yanında kartvizit bulundurmayanlardan hiç de profesyonel olmayan kartlara kadar pek çok durumla karşılaştım. Hatta, biri kartını geri aldı; çünkü kartı kalmamıştı ve benden ziyade bir başkasına kart vermesi daha önemliydi. Tanık olduğum bu kaçırılmış fırsatlar inanılmazdı. Çok sayıda insan, kartvizitlerin her iki taraf için de karşılıklı fayda anlamına gelen bir fırsatı temsil ettiğini anlayamıyor. Çılgın renkleri, iddialı tasarımları ve farklı dokuları unutun. Kartınız müşterinin satın almasını kolaylaştırmıyorsa, onu düzeltmeniz gerekir. Kim olduğunuzu, ne iş yaptığınızı ve size nasıl ulaşılacağını basitçe ve kısaca iletmiyorsa, fırsatları kaçırırsınız. Continue reading →


16
Jun 07

İtibarınızı Sigorta Ettirdiniz Mi?

Günümüzde artık neredeyse her konuda bir sigorta aracı icat edilmiş durumda. Modern toplum olmanın bir sonucu olarak doğan bu araçlar, fiziksel varlıkları koruma ihtiyacını karşılamakta. Peki, bir kurumun ve/veya kurumun yöneticilerinin itibarları sigorta altına alınabiliyor mu? Almanın yolu var mı?

Elbette, itibarı sigortalamak mümkün değil, ancak kırılganlıkları azaltmanın binbir yolu var, işte bazıları: Kurumunuzun ve bireysel olarak yöneticilerin, topluma yararlı olmalarını sağlamak, bunu sadece gelip geçici bir heves değil, şirket politikası olarak sürekli ve sürdürülebilir hale getirmek; kurumun etik kodlarını belirlemek, bunları deklare etmek ve uygulamasını kontrol altına almak; kurum-kurum ve kurum-insan ilişkilerinde tutarlı ve politikadan uzak olmak. Continue reading →


13
Jun 07

Neden Moda Sözcükleri Kullanmamalısınız?

Moda sözcükler kullanmayın. Anlamsız sözcükler söylemeyin ve yazmayın. Örneğin “ağırlıklı” kelimesini söylemeyin ve yazmayın. “Yeniden projelendirmek”, “iç kaynak kullanımı”, “önemli bir atı­lım”, “sinerji” gibi ifadeleri ve “resmi şirket politikalarını yansıtan” ya da “resmi şirket politikalarını yansıtmayan” diğer ıvır zıvır laf­ları kullanmayın. Bu kelimeleri yasaklayın. Kelime dağarcığınız­dan çıkarın. O anda moda olan sözcükleri kullanmak, sizi sahte ve taklitçi bir kişi olarak yansıtır. Moda sözcükler kullanmak, sürülere özgü bir davranıştır. (Örnek vermek gerekirse, “değer katıyoruz” iddiasında bulunan 100.000’i aşkın şirket bulunmaktadır ve mil­yonlarca şirket yazışmasında “katılan değere” dair atıflar vardır.) Moda sözcükler kullanmak, iletişim açısından yüzeysel bir kestir­medir ve düşünce yoksulluğunu yansıtır. Moda sözcüklere bağımlı olan kişiler, tembel düşünürlerdir. Continue reading →


1
Jun 07

Pazar Payı Değil, Müşteri Payı Kazanmaya Bakın!

crm.gif

Pazarlama stratejiniz, pazar payının çoğunluğunu elde etmeye odaklıysa, bu fikri bir an için terk edip müşteri payını artırma stratejisini düşünmenizi öneririz!

Fark ne mi?

1. strateji, pazarda mümkün olduğunca çok insana ulaşmak ve bu strateji insanların tamamını müşteriye dönüştürmek için çok fazla para harcar.

2. strateji ise mevcut müşterileri sizin işinizle bağlantılı olarak daha fazla para harcamaya yönlendirmek için çok az (hatta bazen sıfır) para harcar.

Şunu unutmayın: Yeni bir müşteri edinmek, mevcut bir müşteriyi elde tutmaktan ve müşteriye bir şeyi bir daha satmaktan 6-10 kat daha pahalıya mal olur. Başka bir deyişle, yeni bir müşteri edinmek size 100 dolara mal olurken, mevcut müşteriyi elde tutmak ve o müşteriye ikinci kez bir şey satmak 10 doların altında bir maliyet getirir. 1 doları tek defada ödeyen bir müşteri mi, yoksa şimdi 1 dolar, daha sonra bir başka 1 dolar ödeyen bir müşteri mi istersiniz?

Firmaların yeni müşteriler edinmek için harcadıkları onca paraya rağmen, bu müşterilerin çoğu, ilgili firmayla yeniden iş yapmaya yanaşmamaktadır. Aslında, kaybedilen müşterilerin yüzde 68’i, başka bir yerde alışveriş yaptıklarını; çünkü önceki firmada kimsenin kendileriyle ilgilenmediğini söylemektedir.

Bu nasıl olabilir?

Açıklaması kolay. Bütünüyle pazar payı elde etmeye odaklanma durumunda, başka bir deyişle yeni müşteriler kazanmaya odaklandığınızda, mevcut müşterileri elde tutmaya yönelik çok az özen gösterilir ya da hiç gösterilmez.

Kısacası, seçim sizindir. İster pazarlama bütçenizi yeni müşteriler kazanmak için harcayın; isterseniz pazarlama bütçenizi ikiye bölüp yeni müşteriler kazanmaya olduğu kadar mevcut müşterileri de elde tutmaya odaklanın. Daha fazla müşteri payı (ve daha az pazarlama maliyeti) istiyorsanız, yalnızca tek bir doğru seçim vardır.

Aşağıda, mevcut müşterilerinizi elde tutmanıza ve size daha çok para kazandırmalarını sağlamanıza yardımcı olacak 3 fikir sunuyoruz:

Continue reading →

  • Sayfalar

  • Linkedin

  • Mini anket

    Sizce İstanbul'un yeni Alışveriş Merkezlerine ihtiyacı var mı?

    Anket Sonuçları

    Loading ... Loading ...
  • Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes