Kablolu insanlar

Dünyanın en büyük Japon elektronik devlerinden birinin başarı hikayesini okuyorum şu günlerde…
İlk kez portatif olanaklarla müzik dinleyebilmemizin yolunu açan markanın, İkinci Dünya Savaşı sonrası yoksulluk içersinde dört metrekarelik küçük bir odada kurulan ve dünya markasına dönüşen başarı öyküsü bu kitabı oluşturan konu…
…
İşte bu marka sayesinde yolda yürürken, seyahat ederken canımızın çektiği her yere müziği, taşıyabiliyoruz.
Ama asıl ilginç olan tüm bu alışkanlıkların yaratılma süreci…
Portatif ve elde taşınabilen müzik çaları keşfettiklerinde, müşterilere bunun kullanım şeklini anlatabilmek için 500 üniversiteli “örnek” genci kiralamışlar. Ve kulaklarına birer bu cihazdan yerleştirmişler ve gençlerin günün en kalabalık saatlerinde sokakta, otobüste, metroda müzik dinlemelerini istemişler.
Hayatınızda ilk kez böyle bir cihazla karşılaştığınızı düşünün!. Sonuç büyük bir merak ve sahip olmağa isteği…
Bugünleri takip eden birkaç gün içersinde büyük bir reklam kampanyası eşliğinde portatif müzik çalarlar marketleri süslemiş vee pazarlama konusunda efsaneleşen bir başarı öyküsü….
Continue reading →



