Alışveriş Merkezlerinde yoğun olarak kullanılan mecralar genellikle bayanların faydalandığı üniteler çevresinde kuruludur. Fakat en eğlenceli ve zeka ürünü reklam çalışmaları da erkek tuvaletlerinde yer alıyor. Her halde detaycı olmayan bayların ancak böyle dikkatini çekebiliyorlar..
August, 2008
27
Aug 08
Çöpe Atılan Markalar

Ben çocukken Gima vardı…
Önceleri Ordu Yardımlaşma Kurumuna ait bu marketler zinciri yalnızca Ordu mensubu ailelere hizmet veriyordu. Sonraları halka açıldı.
Şirket evliliklerinin; devleri bırakın ufakların birbirlerini yuttukları bir dönemde Türkiye perakende sektörünün en önemli isimlerinden birisi Gima bir Fransız devi Carrefour tarafından satın alındı. İdari personelden, dükkan yerleşim planlarına kadar her şeyi değiştirip yenilendi. Ama bence en şaşırtıcısı 1940′lardan beri Türkiye perakende sektöründe iyi tanınmış Gima markasının çöpe atılması oldu…
Bu kadar iyi bilinen, tüketici için kalite, güvence, fiyat kategorisi, ürün çeşitliliği konusunda fikir veren güvenilir ve iyi bilinen bir marka bir anda ticaret hayatından silindi.
Continue reading →
21
Aug 08
Evden çalışma

Günümüzde daha da popülerleşen hatta ülkemizde de yerleşmeye başlayan “iş yerine gelme, evinde çalış” yöntemi giderek daha çok yaşantımıza giriyor.
İnternet sayfalarında reklamları izlemekten tutun, zarflara mektup yerleştirmeye, kağıttan bilgisayara döküman geçmeye kadar bir çok farklı yöntemi var bu ev’den çalışmanın…
Hatta internet sayesinde farklı ülkelerde dahi çalışabilirsiniz hem de aynı anda birden fazla ülkede!…
Tabi ki bunlar için bazı donanımlara sahip olmak gerekiyor. Bu tip işleri – işverenleri – çalışacakları bir araya geçirecek bir portala ihtiyaç olduğunu düşünüyorum.
Aşağıda bu gibi işlere örnek teşkil edecek bir ilanı yayınlıyorum…
İyi çalışmalar
16
Aug 08
Emme-basma tulumbanın sırrı

Dr. Uğur TANDOĞAN / NOT DEFTERİ’nden….
Bir olay
Akşam saatleri idi. Akaryakıt istasyonuna girdim. Asılı kocaman afişi ancak o zaman gördüm. Afişte, aldığınız benzin 100 YTL üstünde ise arabanız yıkanır deniyordu. Ama sonra kocaman yazının altında küçük bir dip not vardı: 9:00-17:00 saatlerinde. Arabaya yanaşan pompacı sordu. “Dolacak mı?” Ben de “Dolacak ama, saati geçirmişim. Arabamı yıkatamayacağım” dedim. “Acaba yarın mı gelsem?” diye takıldım. Görevli “Olur mu efendim. Arabanızı bir sudan geçiririz” dedi. Benzin dolarken “Sileceklerin suyuna ve arabanın yağına da bakalım mı?” diye sordu. Tamam dedim. Silecek suyunu koydu. “Yağ biraz eksilmiş. Yağı marketten alalım, benzin parası ile birlikte ödersiniz” dedi.

