
Kriter mi dediniz?
Alışveriş merkezleri gelişmiş ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de zamanla caddelerin yerlerini alacak, küçük esnafı daha da küçültecek, her geçen gün artan “müşteri ortalama ziyaret süresi” daha da artarak sabah sporlarından gece partilerine kadar neredeyse uyanık kaldığımız tüm saatlerde uğradığımız “yaşam merkezleri” haline gelecekler. Sosyal yaşama bu derece tesiri olacak alışveriş merkezlerinin hemen hemen her konuda “iyi – kötü” kriterleri varken kiralama konusunda mevcut durum ve geleceğe dair uygulamaya konan planlar neredeyse “firmaya özel” bir düzenin habercisi.
90′lı yıllar ve 2000 başlarında “metrekaresi ne kadar?” sorusunun net bir cevabı vardı. Bugün ister avm yönetimine, ister kiralama danışma firmalarına isterseniz de avm’nin sahiplerine ulaşıp sorun “metrekaresi ne kadar?”.
Bu sorunun cevabı sorunuza mukabil ardından sorulacak 10 ila 20 arası detaylı soru olarak size geri dönecektir.
-Ne iş yaparsın?
-Nasıl yaparsın?
-Nerelerde yaparsın?
-Kaç metrekareye ihtiyacın var?
-Ciro hedeflerin nedir?
Bunlar kolay olanlar, bir de bunlar var:
-Referanslarınız?
-Kefilleriniz (banka teminat mektubu, nakit, senet) var mı?
-Yatırım planınız?
-Fiyat politikanız?.. bu sorular ilk sorulara verdiğiniz olumlu cevaplara göre bir miktar daha detaylanarak devam ediyor.
Şimdi diyeceksiniz ki “ne var bu sorularda? gayet makul ve gerekli sorular”.
Haklısınız. Tabii ki eğer sorulara verdiğiniz yanıtların bir önemi olsaydı! Aslında bütün bu soruların bir önemi yok, önemli olan kiralamacılara ulaşabilmeniz.
Telefonla mı arıyorsunuz? Çok masumca ama beyhude bir çaba.
E-mail? Güldürmeyin beni.
Ziyaretlerine mi gideceksiniz?
Yerlerinde bulursanız akşam yemekleri benden…
Şimdi kriteler (!) konusunda bir fikriniz oluştu mu? Hala oluşmadıysa ben özetleyeyim: Onlar size ulaşmadıkça (bu konu hakkında ayrı bir yazı yazacağım) siz onlara ulaşamazsınız! Size ulaştıklarında ise kriterleri siz belirlersiniz. İlk sorunuz bu olacak: “Metrekaresi kaça?”.
Sağlıcakla kalın.

