Ürün Geliştirirken Dikkat: Müşteri Neleri Sever?

İnsanlara neyi çok sevdiklerini sorun. Ama ne istedikleri konusunda söylediklerini önemseme­yin. Gerçek şu ki, müşteriler ne istediğini bilmez. Onları, sunduğunuz şeyin gerçekten istedikleri şey olduğuna inandırmak sizin eliniz­dedir.

Hiçbir müşteri ATM, Disneyland ya da Starbucks’ı hayal etmemiş­tir. Bunlar, müşterilerin bir kez tattıklarında neyi sevebileceklerini se­zen parlak zekalı işadamları tarafından yaratılmış konseptlerdir. Kendi planlarınızı yapmanız konusunda diğer faydalı ipuçları şöy­ledir:

*Eğer rakibinizin yerinde olsaydınız, işinizi nasıl yapardınız sorusuna kafa yorun. Daha sonra da zayıf yanlarınızdan kurtulmaya çalı­şın.

*Kendinize, “Eğer en baştan başlasaydım, neyi nasıl farklı yapardım?” sorusunu sorun.



*Planlamanın değeri süreç içinde ortaya çıkar. Planlama size mes­lektaşlarınızdan, müşterilerinizden ve pazardan daha çok şey öğretir.

*Merkez noktayı bulun. Her sektör buna sahiptir. Burası, ürününüzü takipçilere iletecek nüfuzlu kişilerin bulunduğu kilit alandır. Bu insanlar, sektörün eğilimlerini belirleyen ve gözden geçiren kimselerdir.

*Nike, koşmanın ve daha sonra da basketbolun merkez noktası­nı bulmuştur. Aslında o dönemde ligde ilk tercih olmayabilecek olan Michael Jordan’ı seçmiştir.

İnsanlar Neleri Sevebilir?
*Geleceği unutun. Birçok öngörü ve kehanet doğru çıkmaz. İn­sanlar TV’nin radyoyu yok edeceğini düşünmüştü, etmedi. Ama ön­görebildiğiniz şeyler etrafında plan yapın: İnsanlar neyi sevebilir?

*Etrafa kulak asmayın. Erkek dinleyiciler günün sonunda yitirdik­lerini, ağladıklarını kabul etmezler. İnsanlar kendilerini kolay ele ver­mezler. Kendileri hakkında göremedikleri bir şeyi görmelerini sağla­mak size bağlıdır. Pazarınızı araştırırken, gizli olanı bulmaya çalışın.

*Aptallığı tebrik edin. İnsanlar bir fincan kahveye neden 3,75 do­lar öder? Neden bir düzine insanın ıssız bir adada gerçekleştirdiği haftalık şovu izlerler?
Sahte dostlukların ardından kimin hayatta kalaca­ğını görmek için mi? Fikriniz aptalca görünebilir ama işe yarayabilir.

*Otoriteye direnin. Bir odaya 8 kişi koyun ve liderlik niteliklerine sahip olanların kontrolü nasıl ele aldığını izleyin. Eğer siz de bir liderseniz, sessiz kalmayı ve diğerlerinin fikirlerinin ortalığa saçıl­masını beklemeyi öğrenmelisiniz. Liderler güçlü kişiliklere sahiptir ama bu en iyi fikirlere sahip oldukları anlamına gelmez.

*Uzmanlara şüpheyle yaklaşın.

*Tecrübenize ve hafızanıza güvenmeyin. Bazen hiç olmamış şey­leri olmuş gibi hatırlarız. Suç vakalarında görgü tanıklarının tanımlamalarının yüzde 90’ı yanlış çıkmaktadır.

*Kimseye itimat etmeyin. Başkalarının sizi ikna etme çabalarından etkilenmeyin. Bunlar itimadı bir ikna aracı olarak kullanırlar.

*Genel olarak mükemmelliğin peşinden koşmayın. Mesleki mü­kemmelliğe odaklanın.

*Sağduyu sizi sorunlardan uzak tutar, ancak çığır açan şeyler ha­yal gücü gerektirir.

*Sabırsızlığı yüceltin. Büyük kuruluşlar ataletten şikayetçidir. Hareket halinde olun.

*Suyu bulana kadar nerede olduğunu bilemezsiniz. A planı için fazla para ve zaman harcamayın, küçük ekipleri farklı yönlere yön­lendirin.

*Garanti uman bir hizmet (Evet, artık hepimiz hizmetler çağında yaşıyoruz) şirketi ölümü görecektir. İş dünyasında hiçbir şeyin garan­tisi yoktur. Geçmişteki başarı gelecek için bir garanti oluşturmaz. Öğ­renmek için, yapmaya devam edin.

*Daha fazla geri dönüş sağlayacak yatırımları araştırın. Geri dö­nüşü sadece ona değil yüze katlayacak işlerin peşinde koşun.

Misyon ve Vizyon Hesaplarını Unutun
“Misyon/vizyon hesapları”nın çoğu, kimsenin bunları umursama­dığı işyerlerinde duvara toslamaktadır. Misyonunuzu “tutku”, “amacı­mız”, “işe her gün gelme nedenimiz” olarak yeniden adlandırın. Bu amaç sadece para kazanmak da olabilir. Güçlü bir ifade müşterileri etkiler, çalışanlara ilham verir ve sonuçlar üretir. Görünen seviyenin daha derinlere inin.Vizyonunuzu yaratın ve iletin, ama yeniden adlandırın.

İyiyi Önleyin
Eğer herkes fikrinizden hoşnut görünüyorsa, fikriniz ya yeterince iyi değildir ya da cesurca değildir. Çarpıcı bir fikir daima insanları ra­hatsız eder.

Gerçeği Anlamak İçin Telefona Çıkmayı İhmal Etmeyin
İnsanlar telefonda, basitçe siz onları göremediğiniz için, daha dü­rüst konuşurlar. Burada durum tıpkı günah çıkarma kabininde oldu­ğu gibidir. Müşteri telefonda daha samimi olacaktır ve siz de telefon görüşmelerinde hizmetiniz hakkında daha net bir algıya sahip olabi­lirsiniz.

İşi Anlamak İçin Klasik Edebiyat Eserlerini Okuyun
Neden? Çünkü Shakespeare’inki gibi ölümsüz eserler, insan do­ğası hakkında size hiçbir işin öğretemeyeceği şeyler öğretir. Roman­larda müşterilerin neyi sevdiğini bulabilirsiniz. Okunabilecek klasik­lere örnek olarak Hamlet, Macbeth, Muhteşem Gatsby, John Updike’ın eserleri ve Arthur Miller’ın “Bir Satıcının Ölümü” eserini sayabiliriz.

Her 10 İşten 9’u İçin İnternet Bir Hizmet Aracıdır
İşiniz, eğer Amazon ya da e-Bay gibi tamamen internet Üzerinde değilse web sitenizi yayınlamaya başladığınız gün patlama bekleme­yin. İnternet esas olarak yardımcı bir araçtır ve temel cevap değildir.

Ekonomi Yeni, Ama İnsanlar Eskidir
İnternet verir, aynı zamanda alır. Elektronik iletişim asla yüz yüze tema­sın yerini almayacaktır. İnternet, ilişkilerimizi ihmal etmemize yol aç­maktadır. Müşterilerinizle daha fazla kişisel ilişkiler kurmak zorundasınız.

Kaynak: Capital Dergisi’nin “12 Önemli İş Kitabının Ayrıntılı Özeti” adlı ek kitabından alıntı.

Tags: , ,

Leave a comment

  • Sayfalar

  • Linkedin

  • Mini anket

    Sizce İstanbul'un yeni Alışveriş Merkezlerine ihtiyacı var mı?

    Anket Sonuçları

    Loading ... Loading ...
  • Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes