Sevgili Pazarlamacıyız.biz okuyucuları, yaklaşık bir senedir kendimizden bile sakladığımız hatta kimseler duymasın diye bir kod isim takarak aramızda konuştuğumuz, son dönemlerin en radikal sosyal kampanyasını alnımızın akıyla tamamlamış olmanın verdiği mutluluğu yaşıyoruz.
CNN Türk’te 6. Vites programını hazırladığım dönemde kafamda canlanan ve diğer bir deyişle ocakta uzun bir süredir kısık ateşte pişen yemeği yemenin zamanı gelmiş ve geçiyordu.
2 – 10 mayıs tarihleri arasında İstanbul Emniyet Müdürlüğü, Peugeot Türkiye ve Best Fm’i yanımıza alarak trafikte keyifli bir oyun oynamaya karar verdik. Bu oyunun kuralı ise son derece basit ve eğlenceliydi. Peugeot marka otomobilleriyle trafiğe dağılan genç üniversite öğrencileri kurallara uyan, diğer sürücü ve yayalara saygılı davranan sürücü avına çıkacaklar, saptanan sürücüler Trafik polisleri tarafından durdurulacak ve İstanbul Cevahir AVM tarafından ödüllendirileceklerdi. Yukarıda izleyebileceğiniz videoda da gördüğünüz üzere bunu harika denilebilecek bir sistemle gerçekleştirdik.
Düşünsenize trafikte son derece kurallara saygılı bir şekilde seyrederken bir polis memuru tarafından durduruluyorsunuz. Aklınıza ilk gelen şey “Ben nerede hata yaptım” oluyor. Oysa hata yapmadınız. Belki dünyada ilk kez kurallara saygılı olduğunuz için bir polis memuru tarafından durduruldunuz ve ödüllendirildiniz. Açıkcası ben bu satırları yazarken bile büyük keyif alıyor ve heyecanlanıyorum. Bu projenin hayata geçmesinde emeği olan herkese ama özellikle Yusuf Esenkal’a teşekkürlerimi iletmek istiyorum.
Bize göre trafik bir takım oyunu ve eğer takımın bir oyuncusu bile görevini yerine getirmez ise o takım yenilmeye mahkumdur.
Türkiye’de herkes kendine göre iyi sürücüdür. Bir sürücü bir erkekliğine bir de şöförlüğüne laf söyletmez. Türkiye’de şerit değiştirirken sinyal veren otomobile yer verilmez, çünkü niyetini belli etmiştir ve o yolu hak etmiyordur. Ne yapmak istiyorsa aniden ve birden bire yapmalıdır ki böylelikle o yol ona verilmemelidir, o almalıdır…
Hatta trafikte yol alan bazı sürücüler vardır. Önlerindeki araçla aralarında güvenli takip mesafesi bırakmış sabit hızla yol almaktadırlar, ne akılsız adamlardır onlar! Önlerinde beş aracın sığacağı boşluk vardır hala gaza basmazlar!…
Bahar geldi otomobil yerine motosiklete bineyim diyen bir sürücü scooter tarzı motosikletle girip kazandığı ehliyetiyle dört saniyede 300km’ye ulaşabilen bir motosikleti satın almayı kendine hak görebilir.
Kısacası öyle sorunlarla ve öylesine bir bilgisizlikle mücadele ediliyor ki, bu konuda hepimize görev düşüyor.
Bugüne kadar trafik kurallarına uymayanları cezalandırdık. Kurallara harfiyen uyanlar ise zaten vatandaşlık görevlerini yerine getiriyorlardı. Onlar kural neyse uyuyorlardı. Dolayısıyla o kadar önemli değillerdi. Biz bu proje ile aslında onların ne kadar önemli olduklarını vurgulamak istedik!. Onların farkında olduğumuzu anlatmak istedik. Bu yüzden onları ödüllendirdik ve algının suçlu olandan, başarılı olana yönelmesini sağladık. Amacımız, trafik kurallarına dikkat çekmekti, kurallara uyma isteğini cezalarla değil ödüllerle yaratmaktı. Amacımız sürücülerin kurallara karşı ilgisini yaratmak ve ortaya çıkan bilinçle hareket etmelerini sağlamaktı.
İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı sayın Ali Kemal Hanlı’nın projeyi sahiplenerek önümüzdeki yıl il geneline taşıma isteği gözlerimizi yaşarttı. Demek ki elimizde taşıdığımız gücü; pazarlama ve PR gücünü, etkin yollarla doğru bir şekilde şekillendirebiliyoruz.
Trafikte farkındalık yaratılarak, sürücülere bir takım oyuncusu bilinci oluşturan proje, önümüzdeki yıl tüm ili kapsayacak.
2010 Kültür başkenti İstanbul’a bu projenin çok yakışacağını ve pek çok şehre örnek oluşturacağını düşünüyoruz…
