
Her sabah metro ile işe geliyorum. Bu benim için son derece keyifli bir aktivite oluyor Reklam dünyasının gündemini oluşturan tüm ilanları bu kısa yolculuk sırasında görme şansına sahip oluyorum. Tüm dünyada böyledir metro istasyonları, girişleri, çıkışları, yürüyen merdivenleri hatta vagonları en değerli reklam mecralarıdır. Japonya, özellikle metro reklamları konusunda inanılmaz bir ülke! Japonya, saydıklarımın dışında vagonların içine yerleştirdiği esnek LCD ekran monitörleri de son derece etkin bir şekilde kullanıyor ve kısacası adı “metro kültürü” olan bu inanılmaz mecrayı en etkin şekilde kullanıyor.
Çok normal değil mi? Gün içinde önlerinden belki de 100 binlerce insan geçiyor. Eğer hedefinizi iyi belirlemişseniz, bundan daha iyi bir mecra bulamazsınız.
Neden bu böyle bir giriş yaptım, neden bu kadar laf anlattım; dilerseniz yavaş yavaş o konuyu açayım.
Bu sabah metronun yürüyen merdivenlerinde gördüğüm bir reklam beni çok rahatsız etti!. Sakın yanlış anlamayın, ne diliyle, ne kullandığı görselle sadece yanlış kullandığı bir malzeme ile rahatsız etti.
“Peki Sizin İngilizceniz yeterli mi?” sloganına sahip, bir dil okulu ilanı bu! İlk bakışta yüzü olmayan insanlar görüyorsunuz ve bu ilanın aslında ne anlatmak istediğini anlayamıyorsunuz. Utanç içinde yüzlerini kaybetmiş insanlar dizisi mi seyrediyoruz yoksa anlatılmak istenen başka bir şey mi var? İlanı yakından incelediğimde aslında yaratıcı ekibin amacının bambaşka bir noktaya ulaşmak olduğunu görüyorum!

Fikir şu: Yüzleri yokmuş havası yaratan kötü malzeme aslında bir ayna olmalıymış, ya da ona çok yakın bir malzeme ki, ilana her bakan kendi yüzünü o ilanda belirtilen toplumun her kesiminden yüzün yerine koyabilsin. Ancak gelin görün ki, seçilen kötü malzeme bu güzel fikri alıp işaret etmediği bambaşka bir noktaya taşımayı başarmış.

Şimdi Türkçe bilmediğiniz farz edelim!. İlana bakın ne anladınız kendi kendinize sorun lütfen! “Irkçılığı Durdurun” mu? “Bu Utançla Nasıl Yaşarsınız” mı?
Grafik Sanatlar, aslında yazı dili kullanmaz! Rengiyle, grafiğiyle, duruşuyla neden bahsettiğini anlarsınız. Örneğin iyi bir grafik tasarımcının elinden çıkmış Rusça ilana baktığınızda o ilanın dilini bilmiyorsanız bile, ilan dilinin size ne anlattığını okuyabilirsiniz. Dil okulunun ilanındaki hata, seçilen yanlış malzemenin reklam dilini tamamen değiştirmiş olması gibi görülüyor..
Peki bu noktaya nasıl gelindi?


