Gerilla Pazarlama


11
May 09

Trafik haftasından geriye kalanlar…

Sevgili Pazarlamacıyız.biz okuyucuları, yaklaşık bir senedir kendimizden bile sakladığımız hatta kimseler duymasın diye bir kod isim takarak aramızda konuştuğumuz, son dönemlerin en radikal sosyal kampanyasını alnımızın akıyla tamamlamış olmanın verdiği mutluluğu yaşıyoruz.

CNN Türk’te 6. Vites programını hazırladığım dönemde kafamda canlanan ve diğer bir deyişle ocakta uzun bir süredir kısık ateşte pişen yemeği yemenin zamanı gelmiş ve geçiyordu.

2 – 10 mayıs tarihleri arasında İstanbul Emniyet Müdürlüğü, Peugeot Türkiye ve Best Fm’i yanımıza alarak trafikte keyifli bir oyun oynamaya karar verdik. Bu oyunun kuralı ise son derece basit ve eğlenceliydi. Peugeot marka otomobilleriyle trafiğe dağılan genç üniversite öğrencileri kurallara uyan, diğer sürücü ve yayalara saygılı davranan sürücü avına çıkacaklar, saptanan sürücüler Trafik polisleri tarafından durdurulacak ve İstanbul Cevahir AVM tarafından ödüllendirileceklerdi. Yukarıda izleyebileceğiniz videoda da gördüğünüz üzere bunu harika denilebilecek bir sistemle gerçekleştirdik.

Düşünsenize trafikte son derece kurallara saygılı bir şekilde seyrederken bir polis memuru tarafından durduruluyorsunuz. Aklınıza ilk gelen şey “Ben nerede hata yaptım” oluyor. Oysa hata yapmadınız. Belki dünyada ilk kez kurallara saygılı olduğunuz için bir polis memuru tarafından durduruldunuz ve ödüllendirildiniz. Açıkcası ben bu satırları yazarken bile büyük keyif alıyor ve heyecanlanıyorum. Bu projenin hayata geçmesinde emeği olan herkese ama özellikle Yusuf Esenkal’a teşekkürlerimi iletmek istiyorum.

Bize göre trafik bir takım oyunu ve eğer takımın bir oyuncusu bile görevini yerine getirmez ise o takım yenilmeye mahkumdur.

Türkiye’de herkes kendine göre iyi sürücüdür. Bir sürücü bir erkekliğine bir de şöförlüğüne laf söyletmez. Türkiye’de şerit değiştirirken sinyal veren otomobile yer verilmez, çünkü niyetini belli etmiştir ve o yolu hak etmiyordur. Ne yapmak istiyorsa aniden ve birden bire yapmalıdır ki böylelikle o yol ona verilmemelidir, o almalıdır…

Continue reading →


17
Nov 08

Aşk-ı Memnu ve Bihter’in Çizmeleri

ayakkabici foto Aşk ı Memnu ve Bihterin Çizmeleri

Bir mağaza hayal edin içeride iğne atsanız yere düşmek için yol arıyor.
Bir mağaza hayal edin günün hemen her saati aynı doluluğu yakalıyor. Fakat aynı mağaza sattığı hiçbir ürünün garantisini vermiyor. Sattığım malı hiçbir koşulda geri almam diyor ama yine de çok istiyorsanız satın alabilirsiniz diyor…
Aslında bu mağaza bana göre Üniversitelerde tez konusu olacak kadar mantık dışı değil mi?
Rastlantı sonucu Kadıköy’de rastladığım bir ayakkabı mağazasından bahsetmek istiyorum bu yazımda. Şaşkınlıktan dilimi yutacağım seviyede bir kalabalık mağazanın içini doldurmuş deliler gibi ayakkabı deniyor ve hemen hemen benzer bir kalabalık da kasanın önünde para vermek için bekliyordu!. Kasanın üzerinde ise kocaman harflerle şu kelimeler yazıyordu.

“AYAKKABILARIMIZ, KAR SUYU, YAĞMUR SUYU GEÇİRİR. HİÇ BİR GARANTİSİ YOKTUR! SATILAN MAL HİÇ BİR KOŞULDA GERİ ALINMAZ VE TAMİR EDİLMEZ…”
Lütfen bir kez daha okuyun ne olur!… Ben açıkcası inanamadım. Bu nasıl bir pazarlama? Acaba pazarlamada yeni bir trend mi? Belki de müşterileri özel bir kulübün üyeleri mi, hani Okan Bayülgen tarafından her gece telefonda aşağılanan, küçük görülen aşağılanan seyircilerin ısrarla programını izlemeye devam etmeleri gibi yeni bir sistem mi geliştirilmiş acaba diye düşündüm.

Aslında, genel anlamda ‘ayakkabıcılık’ ya da ‘kunduracılık’ olarak tabir edilen meslekle uğraşanlar, günümüzde gözle görülür bir şekilde güç durumda.

Zaman içinde, teknolojik olanaklar dahilinde günümüze dek ayakkabı üreten esnaf, artık ekonomik nedenlerden dolayı ‘kalitesiz ayakkabı’ üretimine varan bir değişim geçirdi. Bu çok korkunç bir gelişme…

Hala ayakkabı üretiminin her aşamasını gerçekleştiren ayakkabıcılar, özellikle ekonomik nedenlerden dolayı çeşitli arayışlar içerisine girmiş durumdalar.

Ayakkabı üretimi, derinin ya da meşin adı verilen taklit derinin tabanıyla, aynasıyla, yüzüyle, astarıyla ayakkabıya dönüştüğü bir süreci kapsıyor.

Ayakkabının yüzünü diken “sayacı”, el dikişlerini atan “saraç”, ayakkabıya son halini veren, deriyi ya da meşini kalıba çeken “kunduracı” bu sürecin birer parçası olarak benzer sıkıntıları yaşıyor.

Son yıllara kadar Rusya’ya, Romanya’ya, Bulgaristan’a ve Arap ülkelerine ayakkabı ihraç eden Türkiye, artık üretimini satamadığı için, ucuz işçilikle ürettiği ucuz ayakkabıları ancak iç piyasada eritmeye çalışıyor.

Çin’den ithal edilen ucuz ayakkabılarla pazarları daha da daralan ayakkabıcılar, çareyi Çin malı taklit derilerle ayakkabı üretmekte bulmuşlar.
Continue reading →


28
Aug 08

Kontrol Kabiliyetiniz…

mini1 Kontrol Kabiliyetiniz...

Alışveriş Merkezlerinde yoğun olarak kullanılan mecralar genellikle bayanların faydalandığı üniteler çevresinde kuruludur. Fakat en eğlenceli ve zeka ürünü reklam çalışmaları da erkek tuvaletlerinde yer alıyor. Her halde detaycı olmayan bayların ancak böyle dikkatini çekebiliyorlar..

Continue reading →


12
Feb 08

Gerilla Pazarlamacının 12 Kişilik Özelliği

Bir “gerilla pazarlamacı”nın öncelikle sabırlı inatçı ve duyarlı olması gerekiyor. Bir kişinin sizi fark etmesi için sizi en az 9 kez algılaması gerekir, 9 kez algılaması için ise sizin ona en az 27 kez ulaşmanız gerekir. Ancak o zaman sizi “bir yerlerden” hatırlayacaktır. İşte gerilla pazarlamanın babası Jay Conrad Levinson’a göre gerillanın 12 kişilik özelliği ve daha fazlası…

1) Sabır: Gerillanın olmazsa olmaz özelliğidir. Çünkü bir şeyi satmak için çok büyük sabır gerekir. Bir insanın sizden bir şeyler almaya hazır hale gelmesi için kaç kez sizin mesajınızı duyması gerekir? Tam 9 kez. Evet bu iyi haber ama bir de kötü haber var! Söylediğiniz 3 şeyden ikisini algılamaz insanlar. Yani üç mesaj gönderdiğinize 2 ’si boşa gider. İsterseniz bu insana bir e-mail gönderin, isterseniz kapısına broşür bırakın, isterseniz okuduğu dergiye bir ilan verin…

>> Bir insana 9 kez mesajınız gittiğinde 3 kez zihnine ulaşmış olursunuz ve sizi daha önce duyduğunu hatırlayabilir.

>> 12 kere mesaj gönderdiğinizde sizi 4 kez algılar ve kafasında bir yer edinirsiniz; sizi sağa sola sorabilir.

>> 15 kere mesaj gönderdiğinde 5 kez algılamış olur ve sizin web sitenize girer veya telefonla arayabilir.

>> 18 kez mesaj gönderdiğinde 6 kere kafaya girmiş olursunuz ve sizi yavaş yavaş almayı düşünür.

>> 21 inci mesajda o kişiye 7 kere ulaşmış olursunuz ve satın almayı düşünmeye başlar.

>> 24 kez mesaj gittiğinde hazırlık yapmaya başlar

>> 27 kez mesaj gönderdiğinizde sizi 9 kez algılamış olur ve sizden bir şey satın alabilir… Bundan çıkan bir tek sonuç vardır: Sabır olmazsa iş olmaz…
Continue reading →

  • Sayfalar

  • Linkedin

  • Kategoriler

  • Etiketler

    3d Add new tag alışveriş Alışveriş Merkezi AVM AVM Yönetim Editörden eleman Eğlence Futbol gelecek Gerilla Pazarlama harcama internet Julian Julian Beaver Kampanya Liderlik Makaleler marka Merhaba merkezi Müşteri Müşteri Hizmetleri Müşteri Memnuniyeti Niş Pazarlama Otomobil para pazar Pazarlama Perakende Plan planlama Reklam Satış Servis Sihirbaz Sponsor Strateji teknoloji Türkiye web Yorum Yusuf Esenkal Yönetim
  • Son Yorumlar

  • Mini anket

    Sizce İstanbul'un yeni Alışveriş Merkezlerine ihtiyacı var mı?

    Anket Sonuçları

    Loading ... Loading ...
  • Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes