İş Dünyası


24
Oct 09

Kiosk, bildiğimiz köşk?

Not: Aşağıdaki yazı İngiliz BN Magazine için yazıldığından yabancılara Türkiye’yi anlatan bir dil kullanılmıştır.
vv

İstanbul konumu gereği iki dev kıtayı birbirine bağlıyor. Osmanlı İmparatoluğunun Başkenti, dünyanın en uzun ticaret yolu ipek yolunun, hem başlangıcı hem sonu olarak kabul edilir.

Kısacası Pek çok medeniyete başkentlik yapmış Osmanlı’nın bu muhteşem başkenti aslında insanlık tarihinin ilk AVM’si olarak kabul edilen Grand Bazaar’a da ev sahipliği yapıyor.
Osmanlı Mimarisinde çok önemli bir yere sahip olan Camii’ler, bedestenleri yani ticarethaneleriyle birlikte inşa edilirdi. Hayatın neredeyse tümü bu bölgelerde geçerdi. İnsanları bir araya getiren, tanıştıran, ayıran, kutlayan ve kucaklayan tüm birliktelikler bedestenlerde gerçekleşir, adeta toplumun damarlarına kan pompalayan birer kalp gibi hizmet ederlerdi.
Günümüzde, bedestenlerin yerini AVM’ler almaya başladı. Bu cümle tek başına yanlış anlamlara gelebilir. Her AVM bir yaşam merkezi ne yazık ki değildir. Ve aslında sayıları her geçen gün artan AVM’lerin tutunabilmesini sağlayan en önemli kriterlerden biri de bu AVM’lerin ne kadar yaşam merkezi olarak anıldığıyla doğru orantılıdır.

Ticaret demek rekabet demektir. Kalitede, fiyatta, hizmette ve farklılıkta yaratacağınız değişim sizin rekabet gücünüze doğrudan etki eder.
Alışveriş merkezlerinin Grand Bazaar’dan günümüze yaşadığı değişim, her alanda kendini gösteriyor. İyi planlanmamış, iyi projelendirilememiş girişimler, AVM’lerin kiralanabilir alanların sirkülasyon yaşamasına sebep oluyor. Ne kadar az mağaza işlerinin iyi gitmemesi sonucu AVM’yi terk edip giderse, bu AVM’yi kiralayan yönetimin başarısıdır. Çünkü AVM yönetiminin bir diğer görevi ise hangi projenin başarılı olup olmayacağını sezmesidir.

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de Alışveriş kültürü değişiyor.
Artık “sıra dışı” ve “orijinal” girişimler başarılı olabiliyor. Alışveriş merkezlerindeki görkemli mağazalara alışan müşteriler, minik ve sevimli standlara, otomatlara ilgi gösteriyor…
Türkiye’nin yeni parlayan yıldızı, “corner”, “büfe”, “otomat” gibi uygulamalar olmaya başladı. Ancak elbette bunların buluşsal nitelik taşıması ve yenilik olarak sunulması şart.

Continue reading →


7
Oct 09

Keyifli Bir Değerlendirme.

Asmerkez’in As’ı Fahir Bey’den keyifli bir sektör analizi…

Durgunluk, işsizlik, terör, siyasi seçim, sigara yasağı derken, nasıl da geçiverdi krizle dolu şu iki koca yıl…

Ekonomik durgunluğun etkilerini perakende sektöründe iyiden iyiye hissettiğimiz uzun bir dönemi geride bıraktık. Yürünmüş yollar, olumsuz koşulların tamamen sona erdiğini göstermiyor elbette. Yine de “Her kriz bitmeye mahkumdur” diye düşünüp, -tükenen her günü, krizden çıkış tünelinde atılmış bir adım kabul ederek- umut saçıyoruz etrafımıza…

Ekonomik durgunluğun bana göre ikinci yıldönümünde, sektöre biraz mizah penceresinden bakıp, ironik bir değerlendirme yapmak istedim. Buyurun… Bakalım, bana ne kadar hak vereceksiniz?

Biraz nostalji hiç fena olmaz
Yıl: 2006. Perakende sektöründe yüzlerin güldüğü, morallerin yüksek olduğu, yeni alışveriş merkezlerinin tüketiciyle buluştuğu, sektörel sohbetlerin kahkahalarla bölündüğü günler…

Continue reading →


2
Jul 09

İşadamı tanınmak için AVM yatırımı yapıyor.

EA
‘İşadamı tanınmak için AVM yatırımı yapıyor’
‘Kiracılar ayrı bir ırk, anlamak mümkün değil’
02.07.2009 / SABAH – Ekonomi

Jones Lang Lasalle Türkiye Direktörü Ercüment Alptekin, “Bazı işadamları sırf isim yapmak ve statü için AVM yatırımı yapıyor. Cem Boyner’in hatırını sorması işadamına haz veriyor” dedi.

İşadamlarının gözde yatırım alanı olmaya devam eden alışveriş merkezleri (AVM) Türkiye genelinde 218′e ulaştı. Birçok AVM yatırımcısının yaptığı yatırımdan dolayı pişman olduğunu ancak olası bir toparlanma durumunda yeniden AVM yatırımı yapmak istediklerini dile getiren Jones Lang Lasalle Türkiye Alışveriş Merkezi Yönetim Direktörü Ercüment Alptekin, “Birçok işadamı AVM yatırımını isim yapmak ya da statü kazanmak için yapıyor” dedi. Özellikle Anadolu’da bu durumun yatırımcılar arasında husumete neden olduğunu dile getiren Alptekin şöyle konuştu: “AVM yatırımı popülarite sağlıyor ve bundan hoşlanan işadamları var. Adı sanı olmayan adamlara Cem Boyner’in gelip selam vermesi, hatrını sorması ya da karşılıklı oturup iş konuşmak ciddi bir haz veriyor. O yüzden iş başarılı olmasa da yatırımcı bu alana yatırım yapmaktan vazgeçmiyor.”

İKİSİ BİR ARADA AVM
Yeni moda AVM yatırımının outlet’ler olduğunu ancak sonradan outlet’e dönüştürülen AVM’lere anlam veremediğini belirten Alptekin, “Hem markalarda hem de yatırımcıda ‘outlet olursa hayatımız kurtulur mantığı’ var. A gelir grubuna hitap eden AVM’ler kriz nedeniyle B ve C’yi kapmak için bu yola giriyorlar. Halbuki Ferrari’den Doğan çıkarmak yerine Ferrari’nin bir üst modelini nasıl üretiriz ona bakmaları lazım. Herkes birbirinin aynı. Yakında farklılaşmak adına ikisi birarada AVM’ler gelirse şaşırmayın” diye konuştu.

BU ISRAR NİYE?
Beylikdüzü ve Bahçeşehir bölgelerine AVM yatırımı yapmak için ısrarcı olan yatırımcıların olduğunu vurgulayan Alptekin, “O bölgede insanlar şehir merkezlerine kaçarken AVM yatırımı yapmak için ısrar etmelerini anlamıyorum. 2 AVM’yi kaldırabilecek bir bölgeye 6 AVM yaparsan çok farklı olmadığı sürece başarısızlıkla sonuçlanır” dedi. Bu dönemde Doğu ve Güneydoğu Avrupa ile yönetim işbirliklerine hazır olmak gerektiğini vurgulayan Alptekin, “Bu şekilde Türk markalarını yurtdışındaki AVM’lere taşıyabileceğiz” dedi.

‘Kiracılar ayrı bir ırk, anlamak mümkün değil’

AVM kiracılarını yeryüzündeki dördüncü ırk olarak nitelendiren Alptekin, “İnsanlar, hayvanlar, bitkiler ve AVM kiracıları. Kiramı ödeyemiyorum kiramı sil ya da düşür diyor ardından da ‘abi yandaki dükkan boşsa bana kiraya ver’ diyor. Ben bu çelişkiyi çözemedim” diye veryansın ediyor Alptekin. Kiracı – AVM yönetimi arasındaki kira sürtüşmelerinin, mağazalar istedikleri ciroları yapana kadar devam edeceğini ifade eden Alptekin, “Tüketicinin cebindeki paranın değeri arttı. Vakko, Beymen gibi markalar yerine Defacto, LCWaikiki gibi markaların ön plana çıktı. Firmaların bu değişimi doğru yorumlayıp maliyeti azaltmaya değil satışı artırmaya yönelik stratejiler uygulamaları gerekiyor” dedi


2
Jul 09

“Başarısız Genel Müdür” Nasıl Olunur?

gm
” Büyük bir şirketin sahibi şirkette işler çok iyi gittiği halde  Genel Müdürüne çok para verdiğini düşünmektedir. Sonunda genel müdürünü takip ettirip, bu parayı gerçekten hak edip etmediğini anlamaya karar verir.  Bu amaçla bir kişiyi işçi kılığında fabrikaya sokar. Kişinin görevi sadece genel müdürü takip etmektir. Gözlemlerine devam eden kişi bir süre sonra rapor vermek amacıyla şirket sahibinin yanına gelir:
-Efendim, bu adamın bir şey yaptığı yok. Sabah gelip şöyle bir fabrikayı geziyor, ardından yerine gelip kahvesini yudumlarken gazete okuyor. Gün boyunca sadece birkaç defa kapısı çalınıyor, gelip gideni de yok. Yani akşama kadar keyif yapıyor. Bence bu para bu çalışmayan adama çok, onun yerine daha az maaşla daha çok çalışan başka bir genel müdür alabilirsiniz.
Bu kişinin de etkisiyle kızan şirket sahibi genel müdürü işten çıkarır. İşten ayrılan genel müdürün ayrıldığı dönemde firma oldukça iyi durumdadır. Giden genel müdürün yerine gerçekten daha az maaşla başka bir genel müdür alınır. Ancak işler beklenildiği gibi gitmemektedir. Bu değişikliği takip eden dönemde mali tablolarda bir duraklama görülmektedir. Şirket sahibi aynı kişiyi durumu tekrar kontrol etmesi için görevlendirir. Bir süre sonra bu kişi gelir.

Raporu şöyledir:
-Efendim yeni genel müdür gerçekten çok çalışıyor. Sabah geliyor akşam geç saatlere kadar hiç durmuyor. Masasının üzerinde evrak yığınları, gidenler-gelenler hiç eksik olmuyor. Odasının önü belediye durağı gibi.
Şirket sahibi bu durumun geçici olduğunu, bir geçiş dönemi yaşadıklarını düşünerek durumu önemsemez. Ancak yılın bitimiyle ortaya çıkan tablo acı gerçeği ortaya çıkarır. Şirket zarar etmeye başlamıştır. Firmada yanlış giden bir şeyler vardır. Durumun ehemmiyetini anlayan patron soluğu şirkette alır. Bu sefer kılığını değiştirerek kendisi gözlemci rolünü üstlenir. Gerçekten yeni genel müdür çok çalışmaktadır. Çalışmaktan saçları dağılan, yüzü çöken genel müdürün kapısında bekleyen kişiler eksik olmamaktadır. Bu kişilerin yüzünden de stres ve gerginlik okunmaktadır. Sonunda bir ustabaşına yaklaşan şirket sahibi onunla konuşmayı dener. Zaten dertli olan bu kişi hemen konuşmaya başlar.
Çok sıkıntılıdır:
-Her gün böyleyiz. Genel müdür her şeye kendisi karar vermek istiyor. Onun onayını almadan bir şey yapamıyoruz. Bu nedenle tıkanıp kalıyoruz, üretim yapamıyoruz. İşin içinden çıkamaz olduk. Eski genel müdürümüz böyle değildi. Herkesin yetki ve sorumluluğunu belirlemişti. Her kişi kendi sorumluluk alanında gerektiği durumlarda insiyatif kullanır, sorunları büyümeden hemen çözerdi. Çok sıkıştığımız ve bizi aşan durumlarda ancak ona gelirdik ve bilirdik ki o gerekeni yapacak ve yolumuzu açacaktır.
Şirket sahibi yaptığı hatanın büyüklüğünü anlar. İlk işi eski genel müdürünü geri çağırmak olur. Eski genel müdür işi kabul eder; ancak 2 kat daha fazla maaş ödenmesi şartıyla ! ”
Bu hikayede ki temel vurgu etkili delegasyondur. İlgili yönetici üzerinde taşıdığı yetkileri doğru kişilere paylaştırarak hem kendini olması gerektiği pozisyona taşımış, hem de sistemin daha dinamik ve çabuk karar verip hızla uygulayan bir yapıya geçmesine neden olmuştur. Tabii burada önemle vurgulanması gereken nokta yetkilerin delegasyonla devredildiğidir, sorumlulukların değil.

Sorumluluk her zaman delegasyonu yapan kişiye yani yöneticiye aittir. Bu devredilemez.

Hoşcakalın..

Beşir TAYFUR

  • Sayfalar

  • Linkedin

  • Kategoriler

  • Etiketler

    3d Add new tag alışveriş Alışveriş Merkezi AVM AVM Yönetim Editörden eleman Eğlence Futbol gelecek Gerilla Pazarlama harcama internet Julian Julian Beaver Kampanya Liderlik Makaleler marka Merhaba merkezi Müşteri Müşteri Hizmetleri Müşteri Memnuniyeti Niş Pazarlama Otomobil para pazar Pazarlama Perakende Plan planlama Reklam Satış Servis Sihirbaz Sponsor Strateji teknoloji Türkiye web Yorum Yusuf Esenkal Yönetim
  • Son Yorumlar

  • Mini anket

    Sizce İstanbul'un yeni Alışveriş Merkezlerine ihtiyacı var mı?

    Anket Sonuçları

    Loading ... Loading ...
  • Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes