Not: Aşağıdaki yazı İngiliz BN Magazine için yazıldığından yabancılara Türkiye’yi anlatan bir dil kullanılmıştır.

İstanbul konumu gereği iki dev kıtayı birbirine bağlıyor. Osmanlı İmparatoluğunun Başkenti, dünyanın en uzun ticaret yolu ipek yolunun, hem başlangıcı hem sonu olarak kabul edilir.
Kısacası Pek çok medeniyete başkentlik yapmış Osmanlı’nın bu muhteşem başkenti aslında insanlık tarihinin ilk AVM’si olarak kabul edilen Grand Bazaar’a da ev sahipliği yapıyor.
Osmanlı Mimarisinde çok önemli bir yere sahip olan Camii’ler, bedestenleri yani ticarethaneleriyle birlikte inşa edilirdi. Hayatın neredeyse tümü bu bölgelerde geçerdi. İnsanları bir araya getiren, tanıştıran, ayıran, kutlayan ve kucaklayan tüm birliktelikler bedestenlerde gerçekleşir, adeta toplumun damarlarına kan pompalayan birer kalp gibi hizmet ederlerdi.
Günümüzde, bedestenlerin yerini AVM’ler almaya başladı. Bu cümle tek başına yanlış anlamlara gelebilir. Her AVM bir yaşam merkezi ne yazık ki değildir. Ve aslında sayıları her geçen gün artan AVM’lerin tutunabilmesini sağlayan en önemli kriterlerden biri de bu AVM’lerin ne kadar yaşam merkezi olarak anıldığıyla doğru orantılıdır.
Ticaret demek rekabet demektir. Kalitede, fiyatta, hizmette ve farklılıkta yaratacağınız değişim sizin rekabet gücünüze doğrudan etki eder.
Alışveriş merkezlerinin Grand Bazaar’dan günümüze yaşadığı değişim, her alanda kendini gösteriyor. İyi planlanmamış, iyi projelendirilememiş girişimler, AVM’lerin kiralanabilir alanların sirkülasyon yaşamasına sebep oluyor. Ne kadar az mağaza işlerinin iyi gitmemesi sonucu AVM’yi terk edip giderse, bu AVM’yi kiralayan yönetimin başarısıdır. Çünkü AVM yönetiminin bir diğer görevi ise hangi projenin başarılı olup olmayacağını sezmesidir.
Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de Alışveriş kültürü değişiyor.
Artık “sıra dışı” ve “orijinal” girişimler başarılı olabiliyor. Alışveriş merkezlerindeki görkemli mağazalara alışan müşteriler, minik ve sevimli standlara, otomatlara ilgi gösteriyor…
Türkiye’nin yeni parlayan yıldızı, “corner”, “büfe”, “otomat” gibi uygulamalar olmaya başladı. Ancak elbette bunların buluşsal nitelik taşıması ve yenilik olarak sunulması şart.

