Serbest


15
Jan 10

UGG, Kişiliğin sonu mu?

uggsDM2811 468x512 274x300 UGG, Kişiliğin sonu mu?

Çok iddialı ve agresif bir soru sorduğumun farkındayım. İnsanlık moda tarihi eminim buna benzer pek çok akıma ev sahipliği yapmıştır ve yapacaktır da. Ancak ilk kez bir akım beni inanılmaz düzeyde rahatsız etti. Tamam tamam kabul ediyorum, moda akımları kimi zaman çirkin diye tanımladığımız giysileri bile popülerleştirebiliyor. Öyle ki moda olmasa pek çoğumuzun gardrobunda yer ayırmayı düşünmeyeceği bir çok parça ikona dönüşüyor. Lütfen kendi kendinize bir sorun! Şu “ucubik” botları bundan 5 sene önce sizin önünüze koysalar. “Ay sen benle dalga geçiyorsun galiba? Bu daha bitmemiş, bitir de getir!” denirdi. Oysa şimdi, hergün binlerce hatun, bayıla bayıla giymek için “duyduğumda dudağımı uçuklatan” fiyatları bu botlara vermek için kuyruk oluşturabiliyor. Hatta bu iştah kabartan pazar çirkinlik abidesi botların taklitlerini de pazara sürmüş durumda.

Ekşi Sözlük’te UGG botları için ‘Kadın denen zarif, asil canlının kendini daha çirkin göstermek için giydiği moda rezaleti’ deniliyor. Bu görüşe kesinlikle katılıyorum ama katılmayanlar da var tabii. İşin ilginç tarafı ise UGG’nin yaratıcıları da benimle aynı görüşü paylaşıyor olmalılar ki, botların adının İngilizce’de çirkin anlamına gelen UGLY’den geldiğini söylüyorlar.

ugg1 UGG, Kişiliğin sonu mu?Kullananlara göre UGG’yi bu kadar popüler yapan görüntüsü değil rahatlığı…

Her türlü kıyafetin altına giyinen bu botlar düz tabanı, yuvarlak burnunun yanı sıra ayakları yazın serin, kışın sıcak tuttuğu için popüler. Yalana bakın! İçi miflonlu bir bot yazın nasıl serin tutabilir bir ayağı? Maksat popülarite efsanesinin ekmeğine bir kat daha yağ sürmek değil mi?  Satın alanlar nasıl olsa yaza kadar sıkılır bunu giymeye, o zamana kadar da elbet bir başka saçmalık icat ederiz!.

Tarihi 1930’lara kadar uzanan UGG botları Avustralyalı balıkçıların ayaklarını ısıtmak için yapılmış…

Botların manyaklık seviyesinde satışı ise, Amerikalı ünlü televizyon programcısı Oprah Winfrey’in UGG’leri promote ederek ‘verilebilecek ve alınabilecek en iyi hediye’ diye parlatmasıyla başlıyor. O programdan sonra Amerika’da bu “ kind of idiot” botları o kadar popüler oldu ki Cameron Diaz, Kate Moss, Paris Hilton, Jennifer Aniston, Sienna Miller ve Sarah Jessica Parker gibi ünlü isimlerde bu botlardan nasibini aldı. Sonra satışlar bir nükleer füzyon yakıtı gibi zincirleme reaksiyonla patladı.

Bu botu bayıla bayıla giyen veya almayı düşünen sizlere sesleniyorum! Continue reading →


10
Aug 09

Büyük bir hayal kırıklığı “Gökçeada”…

ga
“Gökçeada’ya mutlaka gitmelisin harika bir yer. Muhteşem bir doğa var. Balığın merkezi, Rum Köyleri birbirinden harika…” sözlerine inanarak eşimle beraber 1 hafta Gökçeada’ya gittik. İki gün sonra arkamıza bile bakmadan bu sürgün adasından kaçtık.

Ben hayatımda bu kadar sıkıldığımı ve açıkcası kandırıldığımı düşünmemiştir. Belki bu düşüncelerimden dolayı beni çok kınayacaksınız ama izlenimlerimi bir bir anlatayım…

fa

* Ada, Ege’nin tatlı su açısından en zengin adalarından biri olmasına rağmen inanılmaz çorak. Sadece adanın ortasında çam ağaçlarına rastlanıyor o da çok sınırlı bir alan. Büyük bir kısmı da zaten askeri bölgenin içersinde yer alıyor. Özellikle kıyı kesimleri öylesine çorak ki, Ankara – İstanbul Karayolu manzarası ile birebir örtüşen sahneler göze çarpıyor.

* Deniz kıyısında hiçbir yerleşim yeri olmayan bir ada Gökçeada, En yakın denize ulaşmak için en az 10km yol kat etmeniz gerekiyor. Bu rakam bazen 30km’yi bile buluyor. Eğer otomobiliniz yoksa orada yaşadığınız hapsedilmişlik duygusu katlayarak artıyor.

* Balığın merkezi olarak adlandırılan Gökçeada’da doğru dürüst balık yiyebileceğiniz kaliteli tek bir balık restoranı bile yok!. Olanlarda  pahalı ve iptidai…

* Mutlaka ziyaret etmelisiniz denilen Rum köyleri bakımsız, özelliksiz ve renksiz. Belki de bunda tam 15 sene aday belediye başkanlığı yapmış ve tek bir çivi çakmamış Belediye Başkanının da payı büyük.

* Köylerde yaşayan “mutsuz” Rumlar, size çok sevimli bakmıyorlar. Siz onlar için yabancısınız, onlar da sizin için yabancı… Sanki mecburmuşuz gibi gidip Madam’ın yerinde dibek kahvesi içiyorsunuz. Yoksa ne kahvenin tadının ne de ortamın bir orjinalitesi yok!.

* Plajlarda içme suyu alabileceğiniz tesis yok! . Continue reading →


2
Apr 09

SAKIP SABANCI’NIN 48 NASİHATI

Örnek insan, merhum Sakıp Sabancı’ nın Bülent Şenver’e kitabında yayınlaması için verdiği 48 öğüdü…
sakip sabanci SAKIP SABANCININ 48 NASİHATI

1-Nasıl bir “Güç, iktidar” arıyorsunuz? Onu bilin. O güc, iktidara sahip olduktan sonra ise onu iyi kullanın.

2.Başkasından, özellikle politikacıdan medet, ummayın.

3.Birlik ve beraberlik arayışını her işte ve her fırsatta
sürdürün.

4.Karşınızdakilerin “İnsan” olduğunu hiçbir zaman
unutmayın

5.İnsanların birer “Makina” olmadıklarını bilin.

6.Terfi, ödüllendirme ve cezalandırma, başarıya yol açar.

7.Adil olun. Her işte, her konuda, her fırsatta ve herkese
karşı adil davranın.

8.”Vicdan Huzuru” başarılı olabilmenin temel şartıdır.

9.Ayaklarınız her zaman yere bassın. Hiçbir zaman havalarda dolaşmayın. Kendinizi kimseden üstün görmeyin.

10.Hiçbir işi “Kıyısından Köşesinden Tutmayın”. Yapacağınız iş ne ise, küçümsemeden ona sahip çıkın.

11.Hayata uyun.

12. İyilikleri unutmayın. İyilikleri karşılıksız bırakmayın.

13. Aç gözlü olmayın. “Allahıma Şükür” demesini bilin.

14.Şans, kader ve kısmet, yararlanmasını bilenler için vardır.

15.Hiç ölmeyecek gibi çalışın. Yarın ölecekmiş gibi hazırlıklı olun.

16.Dünyanın sizin etrafınızda kurulduğunu sanmayın.

17.Dostluğa ve arkadaşlığa önem verin.

18.Güler yüzlü ve tatlı dilli olun.

19.Hedefiniz nedir? Onu bilin. Dağılmayın. Lüzumsuz şeylerle uğraşmayın.

20.Sağlıklı olun. Sağlık her şeyin başıdır.

21.Düzenli bir yaşamınız olsun.

22.Manevi dünyanız zengin olsun. Sonra maddi zenginlik gelir.

23.Bilgili olun.

24.Gözünüzü açın.

25.Risk almayı bilin. Cesur olun.

26.Güvenilir insan olun.

27.Hangi işi yapacaksanız, o işi en iyi bilenler ile işbirliği yapın.

28.Yaptığınız iş farklı olsun.

29.Müesseseleşin.

30.İşinizi sevin. İşinize sahip çıkın.

31.Tasarrufa çok önem verin. Tasarruf yatırım demektir.

32.Borç para vermekte, kefil olmakta dikkatli davranın.

Continue reading →


20
Mar 09

Tükenen bilinç, artan tüketim!

81 w250 Tükenen bilinç, artan tüketim!

İletişim fakültesinde öğrenci olduğum 90’lı yıllardan bu yana iletişimin gücünün etkin ama  sorumlu kullanılması en ilgimi çeken konulardan biri olmuştur. Öyle ya onun gücü yeni mesleklere kucak açıyor, medya ile  birleşen güçler toplumda hakim anlayışı etkiliyor Sektördeki teknolojik gelişim ise, ileti bombardımana maruz kalmamıza neden olurken, pek çoğumuz,  neden niçin sorularını sormadan, gerçek kaynağı merak bile etmeden çoğu kez  bize iletilenlerle yetinmeyi tercih ediyoruz. Bu bir “gerçek” ve kolay kolay da değişeceğini zannetmiyorum.

Bir başka deyişle, iletişim teknolojisinin akıl almaz bir  hızla gelişimi, özünde iletişim yatan mesleklere ivme kazandırırken, iletilerin yoğunluğu ve yayılma gücü, insanların, iletilerin sunduğu yaşam biçimini amaç edinmesine zemin hazırlıyor… Sorduğunuzda asla seyredilmeyen “Televole” yapımları reyting rekorları kırıyor. Kavgalar ve dövüşler izlenme oranlarını en yükseğe taşımaya devam ediyor.

Kitle iletişim araçları, iletileri daha kısa sürede daha geniş kitlelere ulaştırma gücünün ötesinde, kendi hakim anlayışlarını kamuoyu ile  buluşturuyor…..

Kişi ya da kuruluşlara, medya ile ilişkileri sayesinde olumlu ya da olumsuz imajlar yükleniyor, halkla ilişkiler reklam gibi iletişim şemsiyesi altındaki mesleklerle sempati ya da antipati yaratılabiliyor. Bazen kamuoyunun, bazen de, iletişim şemsiyesi altındaki mesleklerin uygun gördüğü sıfatlar medya aracılığı ile liderlere yükleniyor.

Musolini’nin söylediği gibi “Cinematographia el arma piu forte!”, “Sinematografi dünyanın en güçlü silahı” olarak hala yerini kaybetmiyor. Almanların ünlü probaganda subaylarının görevlerini yoksa show tv’nin kıvırcık muhabirleri mi alıyor?

Medyada örneklerine sıkça rastladığımız pek çok haber, olayın  derinine inilmeme ya da iletinin istendiği biçimde oluşturulma ihtimalini akla getiriyor

Aslında, iletişim teknolojisinin hızlı gelişimi bir yandan kuruluşları bu sürate ayak uydurmaya zorlarken, diğer taraftan özünde iletişim yatan  mesleklere de ivme kazandırıyor. Küreselleşmenin, iletişimin sınır tanımaz gücüyle birleşmesi, dünyanın pek çok ülkesinde insanların aynı zamanda, aynı ürünleri tüketmesine , aynı alışkanlıkları benimsemesine, hatta aynı görüntüye sahip olmasına neden olurken,  Mc Luhan’ın deyişiyle, dünya giderek küçük bir köy haline dönüşüyor.

Unutmamalıyız imaj devrinde yaşıyoruz imajımız yerinde olmalı, çağdışı düşüncelerden uzak durmalı, felaket tellalcılığı yapmamalıyız!!!

Continue reading →

  • Sayfalar

  • Linkedin

  • Kategoriler

  • Etiketler

    3d Add new tag alışveriş Alışveriş Merkezi AVM AVM Yönetim Editörden eleman Eğlence Futbol gelecek Gerilla Pazarlama harcama internet Julian Julian Beaver Kampanya Liderlik Makaleler marka Merhaba merkezi Müşteri Müşteri Hizmetleri Müşteri Memnuniyeti Niş Pazarlama Otomobil para pazar Pazarlama Perakende Plan planlama Reklam Satış Servis Sihirbaz Sponsor Strateji teknoloji Türkiye web Yorum Yusuf Esenkal Yönetim
  • Son Yorumlar

  • Mini anket

    Sizce İstanbul'un yeni Alışveriş Merkezlerine ihtiyacı var mı?

    Anket Sonuçları

    Loading ... Loading ...
  • Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes