Serbest


28
Oct 08

Futuristler, George Carlin ve geleceğin dünyasına şekil vermek!

futuristler zirvesi 11 195x300 Futuristler, George Carlin ve geleceğin dünyasına şekil vermek!

George Carlin Amerika’da 70 ve 80 li çok önemli bir komedi sanatçısı! Ya da daha Amerikan tarzıyla söylersek o bir Standup sanatçısı. Ağzı bozuk olduğu için toplumun pek çok kesimi tarafından garip karşılandı. O kesinlikle “ailenizin komedyeni” değildi. 11 Eylül 2001’de karısını kaybetti…
Geçtiğimiz günlerde de 71yaşında kalp yetmezliğinden LosAngeles’da vefat etti.

Şimdi bu kadar alakasız birini neden bu kadar konu dışı bir şekilde anlatarak yazıma başladım biraz da onu anlatayım.
Önümüzdeki günlerde, Kasım ayının son haftasında İstanbul’da çok önemli bir toplantı gerçekleşecek!. Dünya Futuristleri İstanbul’da toplanacak ve geleceğe yön verecek konuşmalar yapacaklar. Bu konuşmalarda, geleceğin eğitim sistemlerinden, medyasına! Sağlık sistemlerinden, pazarlama yöntemlerine kadar pek çok ama pek çok konuşulacak ve tartışılacak. Örneğin gelecekte evimizde bir televizyon olacak mı? Yoksa her şeyin yerine geçen bir multimedya buzdolabı her şeyin yerine geçebilecek mi?. Kredi kartları olacak mı? Yoksa kullandığımız cep telefonları aynı zamanda kimlik, ehliyet, kredi kartı yerine geçip inanılmaz önemli cihazlara mı dönüşecek. Bir kişisel bilgisayardan bahsederken onun ne kadar kişisel olup olmayacağını tartışabilecek miyiz? İntihar ederek ölenlerin sayısının, trafik kazalarında ölenlerin sayısıyla yarışıp yarışmayacağını tartışacak mıyız? Yoksa aslında tartışmaya bile gerek yok, bu hayatımızın en önemli sorunlarından biri mi olacak!.
İşte bizler bu toplantıya hazırlanırken, kısacası dünyaca ünlü futurist Jacque Fresco’yu canlı dinleme şansını yakalamışken; yazımın başında bahsettiğim komedi sanatçısın George Carlin’in günümüz dünyasını özetleyen şu yazısını okumanızı tavsiye edeceğim!.
Futurisler toplantısına gitmeden önce bu satırların arasında kaybolacaksınız. Geleceğin dünyasını nasıl şekilleneceğine tanık olmak için hazır mısınız?
Continue reading →


29
Jan 07

Hayalperestelerle Beraberdim… -2

100_2679.JPG

 

Evet, nerede kalmıştık?

 

Geçen hafta yayınladığım “Hayalperestlerle Beraberdim…” yazısının devamı olarak,

HayalEt,HissEt,UmutEt,LiderlikEt. “Düş + Zaman = Gerçek” konferansıyla ilgili notlara Funika Tekstil’in kurucusu Nuri Sözkesen’in “Düşlünmek” adlı sunumuyla devam ediyorum.

Nuri Sözkesen:

  • Genel yönetim ve/veya kurumsallaşma konusunda ne yapacağımızı biliyoruz ama nasıl yapacağımızı bilmiyoruz.
  • Düşlünmek evreleri: Sistematik hayal kurma. Hayal fırtınası. Örgütsel düşleme. Örgütsel düşünme.

Daha fazla bilgi vermek istesem de Sayın Nuri Sözkesen’in “Düşlünme” teorisinin gizliliği dolayısıyla burada kesiyorum.

 

Yılmaz Yılmaz:

Yılmaz Bey, iş hayatına nasıl başladığını ve şirketinin nasıl 40 ülkede operasyon yapar hale geldiğini anlattıktan sonra liderlik üzerine, ”Lider nasıl olmalı” konusunda maddeler sıraladı.

Liderlik:

  • Hayal etmek. “Hayal etmek bilmekten önemlidir.” A.Einstein
  • Büyük fotoğrafa bakmak (görmek).
  • Hedef. “Hedefi olmayan gemiye hiçbir rüzgar fayda getirmez.”
  • Şehvet. “İstemek yetmez, şiddetle arzu etmek gerekir.”
  • Takım kurma.
  • Risk almak. “Sadece eski yöntemlerle iş  yapmak, çok hızlı giden bir aracı dikiz aynasına bakarak kullanmaya benzer.”
  • Duygulara sahip çıkmak. “Duygularınızı aktif kullanın.”
  • Şabloncu olmayın.

 172006118173936844.jpg

Stephano D’Anna:

  • Kendinden başkasını suçlama!
  • Yaşamımızda olan her şeyden biz sorumluyuz; dünya olduğu gibiyken mükemmeldir.
  • Sen değişirsen, her şey değişir.
  • Dünya bizim imajımızdır.
  • Dünyada “Düş+Zaman=Gerçek” geçerliyken, hayalci için Düş=Gerçek’tir; hayalci zamanı elemiştir.
  • Düşünmek bizim kaderimizdir.
  • Ne düşünüyorsak “O” yuz.
  • Başarısız insanlarda %100 adanmışlık yok.
  • Şartların sebepleri yerine şartları değiştirmeye çalışmamalıyız.
  • İnsanlarda önemsediği unsurlar şunlar: Fikirler, Vizyon ve Prensipler.
  • Görünen her şey görünmeyenden geliyor.
  • Size gülmeye, fikirlerinize gülmeye başladıklarında doğru yolda olduğunuzu anlayın.
  • Mutsuz, heyecansız, tutkusuz insanları şirketinizde barındırmayın. Aksi halde şirketiniz ölür. Bu yönde ilk değişen kendiniz olun. Yaratıcı, yenilikçi insanları şirketinize alın, onların size gelmesini sağlayın.
  • Ne istiyorsak öyle oluyoruz, hayatımız öyle oluyor, dünya öyle oluyor. Continue reading →

24
Jan 07

Hayalperestlerle Beraberdim…

hayalperest.jpg 

 

 

Haftanın birinci iş günü olmasına rağmen, 300’den fazla katılımcının bulunduğu, HayalEt,HissEt,UmutEt,LiderlikEt. “Düş + Zaman = Gerçek” adlı konferanstaydım. Konuşmacıların öneminden mi, konunun çekiciliğinden mi, organizatörlerin gayretlerinden mi yoksa bütününden midir bilinmez böylesine nitelikli ve umulandan fazla sayıda bir katılım gerçekleşti. Belki de düş + zaman = gerçek, Sinan Ergin ve arkadaşlarının düşüyle başlayıp 3 aylık bir zaman sonunda gerçek olmuştu.

Geçen hafta yayınlamayı düşündüğüm pazarlama stratejisi yerine bu seferlik gündemi bu konferansa ayırıyorum. Tanrılar Okulu ve Berlusconi Konserde kitaplarının yazarı Stephano D’Anna, reklam duayeni Alinur Velidedeoğlu, Galatasaray Üniversitesi Executive-MBA öğretim görevlisi Ahmet Durul, Koton yönetim kurulu başkanı Yılmaz Yılmaz, Funika yönetim kurulu başkanı Nuri Sözkesen ve açılış konuşmasını yapan Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Oğuz Satıcı’nın katıldıkları konferansta çok yoğun fikirler üretildi, paylaşımlar yapıldı.

İnanın umduğumdan daha öğretici ve keyifli bir konferans oldu. Özellikle usta bloggerlarımızdan Arda Kutsal ve Murat Buyurgan’la karşılaşmam beni daha da mutlu etti. Uğur Yayınları genel müdür yardımcısı Hande Aydın Hanım’la beraber dinlediğimiz seminerde ön plana çıkan noktaları ve dikkat çeken cümleleri sizinle paylaşmak istedim.

Oğuz Satıcı:

  • Değişimi gerçekleştirmek için geleceği tasarlamak gerekir.
  • Türkiye’nin sorunu ekonomik ya da sosyal değil, kültürel ve psikolojik.
  • İnovasyon sadece bir ceket, pantolon, araba, telefonda değil; bakış açısı, düşünce sistemi, prensiplerde olmalı. Bunların içine ruh ve felsefe koymalıyız.
  • Markanın sadece adı değil; ruhu olmalı, felsefesi olmalı.

Ahmet Durul:

“Yaşamak, başarmak ve mutlu olmak üzerine bir yol haritası” adlı sunumunu gerçekleştirdi.

  • Hayata dair her şeyi biliyoruz. Hayatı bilmiyoruz. Hayat nedir?
  • Mutluluğu yanlış yerde arıyoruz. Mutluluğu olan yerde değil olmasını istediğimiz yerde arıyoruz. Örneğin evlilikte, arabada, işte, vb. gerçekte ise mutluluk içimizde kendimizde.
  • Biz nasılsak dünya da öyle. Ne iyi ne kötü. Dünya sen böyle olduğundan bu durumda.
  • Zirveye çıkan dağcıyı anlatan romanın zirveye ulaşma kısmı son sayfadadır. Bütün o 360 sayfa hazırlık ve çalışmayla geçiyor. Bütün olay zirveye çıkan yolda geçiyor.
  • Bir zaman bozuk bir saat tamirciye geliyor. Tamirci saati tamir etmeye başladığında saat dile geliyor ve saatçiye yalvarıyor “lütfen beni tamir etme!”, “neden” diyor tamirci. “Bir saatte 60 tık, bir günde 1440 tık, bir haftada 10080 tık, bir ayda 302400 tık bir yılda….” “dur” diyor saatçi. “Senin yapman gereken sadece bir tık sadece şu an bir tık.”

Alinur Velidedeoğlu:

“Doğru Hayal Kurmak” adlı sunumunu yapan Velidedeoğlu ayağı yere basan kişi olmak için doğru hayal kurmuş ve hep hayallerinin peşinden koşmuş.

  • Hayal kurarken çok büyük düşünmek lazım.
  • Jim Carey henüz ailesi geçimlerini sağlamak için topyekun bir fabrikanın temizliğini yaparken kendisine 15 yıl sonrası için 5milyon dolarlık çek yazmış.
  • Hayallerinizi gerçekleştirmek için fırsatlar yaratmalı ve peşlerinden gitmelisiniz.
  • Armut piş ağzıma düş diyoruz. Bunun için armut ağaçlarının altında gezmeliyiz. Yanlış ağaçların altında yürümemeliyiz.

Bir hayali olduğundan bahsediyor Velidedeoğlu, yıllarca öncesinde seyrettiği ve müthiş etkilendiği daha sonra matematik hesabını yaparak Türkiye’ye 55milyar dolar kaybettiren bir film var. Midnight Express namı Türki ile Geceyarısı Ekspresi. Hayalini kurduğu şey ise bu zarara yol açan filmi çürütmek. Yıllar sonra katıldığı Cannes Festivalinde bayağı iyi Türkçe konuşan birisine rastlıyor ve “Kız arkadaşınız çok güzel herhalde” diyor (öyle güzel ki size kendi dilini öğretmiş manasında). “Hayır” diyor adam “Türkiye’de yaşadığım beş senede öğrendim”. “İmralı’da hapis yattım ismim Bill Hayes”. Derken sohbet ilerliyor ve tabi ki filme geliyor, bu noktada filmin gerçekleri yansıtmadığından Türkiye’de hapiste yaşadıklarının filmle alakası olmadığından bahsedince Velidedeoğlu kendine söylediklerini onunla röportaj yaparsa tekrarlayıp tekrarlamayacağını sorup “evet” yanıtını alınca çok seviniyor. Neyse bayağı uzun bir hikaye devamında CNN ve BBC’ye yolluyor röportajı ama yayınlamıyorlar vs. ama asıl önemli olan şu; Velidedeoğlu o röportajı geçenlerde youtube’da yayınladı. Ülkemize olan tahribatını azaltmak için ne kadar seyredilse o kadar gündeme geleceğinden sizlerden de ricam bu linkten oraya gitmeniz ve izlemeniz.


[youtube=http://www.youtube.com/watch?v=TweU77cDrgE]

[youtube=http://www.youtube.com/watch?v=NqPMI6BnINI]
Şimdilik bu kadar…

Konferansın diğer yarısının özetini ise daha sonra yayınlayacağım. Continue reading →


17
Jan 07

Neden pazarlama? (yorum-analiz)

 cocukokul1.jpg                            

Çok değil 10 – 15 sene öncesine kadar, pazarlamacı dendiği zaman tencere-tava satıcısı yada işi kılıfına uydurarak size istemediğiniz bir ürünü ısrarla sunan bir kişi akla gelirdi. Ne oldu da şimdilerde pazarlamaya, pazarlamacıya ilgi bu kadar arttı?  

İnsan kaynakları diyor ki: pazarlama yöneticisi, uzmanı en çok aranan, en zor bulunan pozisyonlar! Personel idaresi ve muhasebe biliyor ki; pazarlamacılar en iyi geliri elde eden personel. Herkes, her firma uzman pazarlamacılar yada yetkin “outsourcing”ler peşinde ki kendilerine pazarlama stratejileri geliştirsinler. 

Bunları düşünürken ve çeşitli ortamlarda, toplantılarda bu düşünceyi tartışırken sorunun cevabını buldum! Amerika’yı yeniden keşfettiğim söylenemez ama en azından benim gibi bu durumun sebeplerini merak eden yada ne var bu pazarlamada ki bu kadar insan-firma onun peşinde, önemli yatırımlar yapmaya istekli diye düşünenlerin yüreğine su serpilsin.

Evet, pazarlama çok önemli, pazarlamacı çok daha önemli. Artık yaşadığımız dünyada (markette): 

1) Fiyatlar aynı,

2) Ürünler aynı,

3) Kalite aynı; 

Peki nasıl seçim yapacağız bizi ne yönlendirecek? Ürünümüzü nasıl alınası kılacağız? Bizi neden seçecekler?

Ta ta ta taa işte soruların cevabı: “PAZARLAMA”. 

pazarlamaci.jpg

Farklılık yaratmak, akılda kalmak, istenmek-ihtiyaç duyulmak olgusunu oluşturmak; pazarlamadan, pazarlamacıdan geçiyor. Bunun için iyi gözlem-analiz yapan, insan ilişkilerini çok iyi bilen, ilişkiler pazarlamasına yönelik müşteri odaklı çalışan, kendine güvenen ve güvendiren pazarlamacılar, firmanın piyasadaki konumuna şekil veriyorlar.

Pazarlama stratejisti; müşteri temsilcisi, pazarlama uzmanı ve satış uzmanı ayrımını iyi yapmalı. Continue reading →

  • Sayfalar

  • Linkedin

  • Mini anket

    Sizce İstanbul'un yeni Alışveriş Merkezlerine ihtiyacı var mı?

    Anket Sonuçları

    Loading ... Loading ...
  • Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes