Zeki Yüksekbilgili Hoca’dan “AVM”ler..

header Zeki Yüksekbilgili Hocadan AVMler..

MALL REPORT dergisi, Türkiye’deki perakende pazarı ve AVM’ler ile ilgili harika bir araştırma sonucunu yayınladı. Önce sonuçlar;

YILLAR

TOPLAM AVM TOPLAM KİRALANABİLİR ALAN (m2) BİN KİŞİ BAŞI KİRALANABİLİR ALAN (m2)
2001 53 1.374.095 21.2
2002 62 1.550.599 23.6
2003 80 1.794.832 26.9
2004 95 1.955.878 28.8
2005 114 2.260.839 32.8
2006 133 2.653.346 38.1
2007 154 3.518.074 49.8

Bu tablo, 2007 yılına kadar açılmış olan AVM’lerin ne kadar hızlı bir şekilde arttığını bize gösteriyor. Bu sayıları çok abartı bulan, bu kadar AVM’ye htiyaç yok diyenler için ise söyleyecek önemli bir sözüm var; “Bizde bin kişi başı kiralanabilir alanlar 50m2 civarında, Norveç’te aynı değer 734m2, İngiltere’de ise 230 m2. Yani hala AVM’lere ihtiyaç var.”

YILLAR

AÇILACAK AVM SAYISI TOPLAM AVM SAYISI AÇILACAK AVM KİRALANABİLİR ALAN (m2) TOPLAM KİRALANABİLİR ALAN (m2) BİN KİŞİ BAŞI KİRALANABİLİR ALAN (m2)
2007 - 154 - 3.518.074 49.8
2008 55 209 1.331.622 4.849.696 67.9
2009 52 261 2.181.021 7.030.717 92.2
2010 27 288 1.363.094 8.393.811 114.6

2010 yılında, 288 AVM sayısı ile, AVM’ler arası rekabetin belki de en yüksek olacağı döneme gireceğiz. Şu anda, perakendeci kiracı bulmakta zorlanan AVM’ler, bu dönemde gerçek rekabet ile karşılaşacak, müşteri bulabilmek için farklı birşeyler yapmak zorunda kalacaklar.

Burada unutulmaması gereken çok önemli bir nokta var; artık farklılaşmayı lokasyon ile, fiyatlar ile, her AVM’nin sıradan olarak gerçekleştirdiği eventler ile yapmak mümkün değil. Dahası, müşterinin alışverişten, yiyecek, spor ve sağlığa kadar tüm ihtiyaçlarını karşılacak AYM (Alışveriş ve Yaşam Merkezi) konsepti bile çekici değil.

Kaynak: http://www.pazarlamacanavari.com/?p=574

Tags: , , , ,

2 comments

  1. Allison Sellers

    I just wanted to say I like your blog, I think it looks great.

  2. mr.prezentabl

    artık AVM denilince akla alışverişten daha çok yemek, sinema, eğlence merkezi gibi birçok kavram geliyor. insanların çoğu avmlerden mal yerine hizmet almaya gidiyor. daha doğrusu ibre o tarafa doğru kayıyor. verilen hizmet standardı arttıkça beklentide artıyor, dolayısıyla pazarlamacı statüsünden halk gözüne inersek, AVM yöneticilerinin vatandaşa şu soruyu sordurtması gerekir: “ya şurda “X” alışveriş merkezi varken ben niye evde oturuyorum?”. eğer ki bu soruyu sordurtabiliyorsa 50metre yakınındaki AVM yerine yöneticisi bulunduğu AVM’yi tercih ettiriyorsa başarılıdır. çünkü diğer taraftan bakacak olursak orta ölçekli bir AVM düşünelim neredeyse içindeki bütün markaları ezbere biliyoruz, yanındaki AVM’de aynı ve içindeki mağazalar dizaynına kadar aynı. mağazalardaki ürünler aynı, ürünlerin fiyatları bile aynı, ikisinin de otoparkı var. peki onları birbirinden farklı kılan nedir? birini diğerinden daha cazip kılan nedir? sanırım pazarlamacı mantığıyla düşünürsek bunu farketmemiz gerekli diye düşünüyorum. birde kira mevzuu bahis. özellikle küçük ve orta ölçekli esnaf gurupları AVM lerin varlığıyla kaybolma noktasına geldi. AVMler ise kira taban fiyatları ve seçicilikleri dolayısıyla büyük ölçekli firmalara sunduğu ürün veya hizmet ne olursa olsun sadece paraya dayalı bir kiralama sistemi geliştirdiler. bana göre AVM için daha çok çeşit daha fazla mağaza daha fazla marka önemli. yoksa ben 3 katlı “X” mağazasına gidip kalitesiz mallarına bakmam onun yerine açılabilecek orta boyutlu 5-6 mağaza bana daha çok çeşit imkanı ve fiyatlarda uygunluk sağlar. bir daha AVM ye burayada yeni şeyler gelmişmi diye bakmak için giderim. diğer türlü bir daha ki sezona kadar merak edip gitmem…

Leave a comment

  • Sayfalar

  • Linkedin

  • Mini anket

    Sizce İstanbul'un yeni Alışveriş Merkezlerine ihtiyacı var mı?

    Anket Sonuçları

    Loading ... Loading ...
  • Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes