Tükenen bilinç, artan tüketim!

81 w250 Tükenen bilinç, artan tüketim!

İletişim fakültesinde öğrenci olduğum 90’lı yıllardan bu yana iletişimin gücünün etkin ama  sorumlu kullanılması en ilgimi çeken konulardan biri olmuştur. Öyle ya onun gücü yeni mesleklere kucak açıyor, medya ile  birleşen güçler toplumda hakim anlayışı etkiliyor Sektördeki teknolojik gelişim ise, ileti bombardımana maruz kalmamıza neden olurken, pek çoğumuz,  neden niçin sorularını sormadan, gerçek kaynağı merak bile etmeden çoğu kez  bize iletilenlerle yetinmeyi tercih ediyoruz. Bu bir “gerçek” ve kolay kolay da değişeceğini zannetmiyorum.

Bir başka deyişle, iletişim teknolojisinin akıl almaz bir  hızla gelişimi, özünde iletişim yatan mesleklere ivme kazandırırken, iletilerin yoğunluğu ve yayılma gücü, insanların, iletilerin sunduğu yaşam biçimini amaç edinmesine zemin hazırlıyor… Sorduğunuzda asla seyredilmeyen “Televole” yapımları reyting rekorları kırıyor. Kavgalar ve dövüşler izlenme oranlarını en yükseğe taşımaya devam ediyor.

Kitle iletişim araçları, iletileri daha kısa sürede daha geniş kitlelere ulaştırma gücünün ötesinde, kendi hakim anlayışlarını kamuoyu ile  buluşturuyor…..

Kişi ya da kuruluşlara, medya ile ilişkileri sayesinde olumlu ya da olumsuz imajlar yükleniyor, halkla ilişkiler reklam gibi iletişim şemsiyesi altındaki mesleklerle sempati ya da antipati yaratılabiliyor. Bazen kamuoyunun, bazen de, iletişim şemsiyesi altındaki mesleklerin uygun gördüğü sıfatlar medya aracılığı ile liderlere yükleniyor.

Musolini’nin söylediği gibi “Cinematographia el arma piu forte!”, “Sinematografi dünyanın en güçlü silahı” olarak hala yerini kaybetmiyor. Almanların ünlü probaganda subaylarının görevlerini yoksa show tv’nin kıvırcık muhabirleri mi alıyor?

Medyada örneklerine sıkça rastladığımız pek çok haber, olayın  derinine inilmeme ya da iletinin istendiği biçimde oluşturulma ihtimalini akla getiriyor

Aslında, iletişim teknolojisinin hızlı gelişimi bir yandan kuruluşları bu sürate ayak uydurmaya zorlarken, diğer taraftan özünde iletişim yatan  mesleklere de ivme kazandırıyor. Küreselleşmenin, iletişimin sınır tanımaz gücüyle birleşmesi, dünyanın pek çok ülkesinde insanların aynı zamanda, aynı ürünleri tüketmesine , aynı alışkanlıkları benimsemesine, hatta aynı görüntüye sahip olmasına neden olurken,  Mc Luhan’ın deyişiyle, dünya giderek küçük bir köy haline dönüşüyor.

Unutmamalıyız imaj devrinde yaşıyoruz imajımız yerinde olmalı, çağdışı düşüncelerden uzak durmalı, felaket tellalcılığı yapmamalıyız!!!

Kısacası, insan yaşantısının olmazsa olmaz  koşulu olan iletişimin gücü mitler yaratıyor, insanların kültürel, ekonomik ve sosyal tercihlerini belirleyici rol oynuyor. Bunun bir sonucu olarak da, tüketimin belirlenmesinde  gerçek ihtiyaçlar kadar yaratılan ihtiyaçların da belirleyici olduğunun farkına varan üreticiler, tüketici davranışlarını incelerken ekonomik veriler  dışında tüketici davranışlarını yönlendiren diğer sosyo psikolojik unsurlar üzerinde duruyor.

Bugün pek çok kişi açısından gerekliliği tartışılsa da, hemen herkes cep telefonu taşıyor, gidilecek mekanlar belirleniyor, bazı moda meslekler doğuyor, yani moda deyişle  in’ler ve outlar belirlenirken, iletişim araçlarının etkisi ve yaydıkları anlayış sonucunda, Olympos dağındakilerin yaşantısı diğerlerini etkileyerek erişilmesi gereken amaç haline dönüşüyor.

Günümüzde, çağdaşlığın ölçüsü, artık en az bir yabancı dil bilmek, bilgisayar hatta tercihen laptop kullanmak ama mutlaka internetten yararlanmak, cool olmak, casual giyinmek!  olarak belirlenirken, bir zamanların gözde  sporu tenis, yerini golf sporuna  bırakıyor ve prestijin ölçütü değişiyor…..

Mutlaka iletişim uzmanı olmak gerekmez, ama iletişimle ve  iletişim stratejilerini içeren kavramlar ile gerçek anlamda içli dışlı olmaya başladığınız zaman, bir satranç oyuncusu gibi bir sonraki hamleyi anlamaya yönelik çabanız, aynı zamanda aldığınız iletilerin  süzgeçten geçirilmesi zorunluluğunu hissettirir.

İletileri süzgeçten geçirmek, her şeyden önce düşünmeyi ve her iletinin bir amacının olduğunun farkına varmayı, zaman ayırmayı, konu hakkında  bilgi sahibi olmayı, doğru kaynakların farkında olmayı v.s. gerektirir.

Ama günümüzde insanların hızlı yaşam temposu içinde ya fazla sorgu sual ile kaybedecek zamanları yoktur ya da fikir için gerekli olan bilgiden yoksunlardır veya kısa vadede doğrudan etkilenmedikleri sorunlarla yorulmanın anlamı yoktur, bazen de sordukları sorulara kendileri tarafından verilecek yanıtlar işlerini güçleştirecektir!…

Öyleyse insanın kendini zora koşmasının ne anlamı var!!!!!

Önemli olan sonuçtur kimin neden ve hangi koşullarla o sponsorluğu üstlendiği ya da bağışı yaptığını anlamaya çalışmak ne kazandırır ki…..

Aslında sihirli güç  olan iletişim bir strateji haline dönüştüğünde bu ve benzeri durumlar  damanın taşlarıdır.

İşte bunun için, bazı kuruluşlar, bitmeye yüz tutmuş eğitim kurumlarına, katkıda bulunarak isimlerini veriyor ve eğitim konusunda toplumsal duyarlılıkların belgeliyorlar. Eğitimin bu gönüllü destekçilerinin ise kamuoyundaki imajı bir anda yükseliyor, doğru yerlere doğru zamanlarda yapılan yatırımlarla  işletmeler  hedef kitleler ile ortak payda da buluşuyor.

İletişim araçları, tüketim alışkanlıklarımızdan, sahip olmamız gereken görüntüye, hatta kurduğumuz ilişkilere ve içinde yer alacağımız sosyal gruplara kadar pek çok konuda kararlarımızı etkilemekte. Tüketimimiz artarken, Bilincimiz tükeniyor mu?

Tags: , , , , , , ,

One comment

  1. Mr.Prezentabl

    günümüz piyasası özellikle özel sektörde çok acımasızz bir hal almış vaziyette. sondönemde türk insanının alım gücünün bir hayli kısıtlanması sebebiyle olmalı ki tüketicinin bir gözü kapalı halde piyasasa geziniyor. dolayısıyla bilinçli tüketici profili bozulmuş oluyor. asıl sebep ki bana göre en önemlisi toplumun büyük çoğunluğunu oluşturan orta kesimin pazar payına hitap edecek yeni oluşumlar yerine lükse yatırım yapmanın yanlışlığı. bu konuda daha gerçekçi bir strateji izlenmesi taraftarıyım. sayın işman yazılarınızı takip ediyorum. fakat bu yazınızda bir çok konuyu içiçe ve farklı şekillerde ele almışsınız. ricaetsem yazının içeriği hakkında biraz daha toparlayıcı birşeyler söylemeniz. saygılarımla.

Leave a comment

  • Sayfalar

  • Linkedin

  • Mini anket

    Sizce İstanbul'un yeni Alışveriş Merkezlerine ihtiyacı var mı?

    Anket Sonuçları

    Loading ... Loading ...
  • Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes