Posts Tagged: Merhaba


25
Jul 08

Tekrar Merhaba :)

http://www.castrol.com/liveassets/bp_internet/castrol/STAGING/brand_assets/Castrol/Europe/images/racing/euro2008_2003572_375x245.jpg

Bir önceki post’ta belirttiğim gibi eski yazılarımızın çoğu kayboldu (eh artık olanlarla idare edin :P ).

Fakat olmuşla ölmüşe çare bulunmaz derler. Artık önümüze bakacağız.

Yazının başlığında olduğu gibi tekrar merhaba diyorum.

Geçenlerde 2008 Avrupa Kupası’nda A Milli Takımımızın sponsorlarının “reklam hatırlanma ve beğenilme” oranları açıklandı. (Bknz: Aşağısı)

Continue reading →


19
Aug 07

Medya İle İlişkilerde Nelere Dikkat Etmeli?

Her röportaj, firmanızı kamuoyuna tanıtmak için bir fırsat olmasının yanında, planlı ve stratejik hareket edilmemesi durumunda risk de taşır. Bu risklerin başında, röportajı veren kişinin yapacağı yanlışlıklar, gazetecinin konu hakkında yeteri kadar bilgi sahibi olmaması, gazetecinin konuya uzaklığı nedeniyle söyleneni yanlış algılaması, röportajla doğan fırsatların iyi değerlendirilememesi gibi unsurlar geliyor. Aslında hepsinden önemli olanı, gazetecinin gözünde röportaj yapılan kişinin, şirketin temsilcisi değil kendisi olduğu gerçeği… Bu nedenle söylenen her sözün şirketi kapsadığı akıldan çıkarılmamalı.

Her röportaj, gazeteciye merhaba dediğiniz anda başlar. Kendiniz gibi olun. Başkalarının karakterini almayın, rol yapmayın. Hafif yorumlar ve espriler röportaj ortamını yumuşatır ancak fazlası sulandırabilir. Her röportaj kendi içinde gelişir. Konular konuları açar. Sorunun nereye gidebileceğine hazırlıklı olun. Röportajın sonrası yoktur. Ne söylemek istiyorsanız, röportaj bitinceye kadar söyleyin. Konuşacağınız konuyu ve bu konuyu anlatmakla şirketin sağlayacağı yararı tespit edin.  Hazırlıklı olun. Vereceğiniz mesajı önceden belirleyin ve röportaj sırasında sık sık vurgulayın. Konuşma sırasında röportajın ana amacını kaybetmeyin. Continue reading →


21
Jun 07

İş Yaşamında Görgü Kuralları Yeniden Keşfediliyor

Hitap şekillerinden tanışmaya, iş arkadaşlarıyla ilişkilerden gün içinde selamlaşmaya, asansörden toplantılara, yemekler, telefonlaşmalar ve yazışmalara kadar; işyerinde attığımız her adımda aslında bir görgü kuralı var. Döneme göre yeniden şekillenen görgü kurallarına bazen çok rağbet ediliyor, bazen de bu kurallardan uzaklaşılıyor. Gelişen teknoloji ve iş yaşamına adım atan çok sayıda gencin bu sonuçta payı büyük.

Şimdi, şirketlerin görgü kurallarını tekrar hatırlamaya, bu kurallara rağbet etmeye başladıkları devirdeyiz. “Yığınla işi olan iş adamının zamanı pek azdır. Genel kural olarak randevularda zamanında buluşmak gerekli ise de, iş randevularında bu daha önemlidir. Çünkü kaybedilecek birkaç dakikalık bir zaman büyük maddi kayıplara da sebep olabilir. Bu bakımdan iş randevularına önemli bir özrü olmadan geç kalmak ya da gelmemek çok ayıptır. Böyle bir özrü bulunan kimsenin telefon ya da telgrafla durumu karşı tarafa randevu saat ve gününden önce bildirmesi gerekir.” Hadi Besleyici’nin 1981 basımlı “Görgü Kuralları” kitabı böyle diyor. Continue reading →


5
Mar 07

Confident Marketing

confident.jpg

 

Merhaba,

 

Hakan Ömer Gider hocamızın “Mesafe Koyarak Satış”, “Memnun Olmayan Satış”, “Maniple Satış”, “Korkutarak Satış” ve “Kısıtlı Satış” adlı makaleleri vardır. Kısıtlı Satış yazısı hariç hepsini beğeniyorum. Bu haftaki yazımın başlığına karar verdiğimde bilinçaltımda hocamızdan etkinlendiğim ortaya çıktı :)

Evet “Kendine Güvenen Pazarlama” fikrini bende oluşturan etkenler A.B.D.’de uygulanan bazı reklam kampanyaları olmuştur. Türkiye’de belki uzak bir gelecekte rastlayacağımız kampanyalarda firmalar, adını “Kendine Güvenen Pazarlama” koyduğum taktikleri uygulamaktadır. Örneğin, bir araba firması reklamında iki tane rakibinin arabalarını oynatmakta; rakibini kötüleyerek değil de kendinden emin oluşuyla, ürününe güvenmesi ile teknoloji ve kalitesinin iyiliği ile markasını ön plana çıkartmaktadır.

Geçenlerde basılı reklamlarda karşıma çıkan aşağıdaki Adidas afişleri de adını “Kendine Güvenen Pazarlama” koyduğum yöntemle rakiplerine karşı üstün oluş imajını ve müşterilerine, aldıkları ürünlerin alanında en prestijli ürün olduğunun mesajını aktarıyor.

 

adidas_competition01.jpg

[ NIKE'IN HARİKA REKLAMLARI VAR]

[ADIDAS REKABETİ SEVİYOR]

adidas_competition02.jpg

[PUMA MUHTEŞEM! ÖYLE DEĞİL Mİ?]

[ADIDAS REKABETİ SEVİYOR]

adidas_competition03.jpg

[YENİ REEBOK'LARI DENEYİN]

[ADIDAS REKABETİ SEVİYOR]

Tabi böyle bir pazarlama stratejisi için önce en azından rakiplerinizin seviyesinde olmanız gerekiyor, yoksa bu alanda adı sanı belli olmayan bir marka çıkıp bu taktiği uygulasa gülünç duruma düşecektir.

Continue reading →


28
Feb 07

Ayaküstü bir sohbet nasıl Network’e dönüşür?

face_consider.jpg

Ayaküstü kısa bir merhaba, benim adım şu, şu şirkette, şu görevde bulunuyorum dedikten sonra devamını da getirmek gerekiyor. Aksi halde aynı özet bilgileri karşınızdaki de verecek ve karşılıklı “memnun oldum”la ayrılacaksınız ve muhtemelen bir daha yüzlerinizi hatırlamayacaksınız.

MESLEKTE ÇOK İYİ OLMAK YETMİYOR

Aslında sizin istediğiniz bundan fazlası. Şirketinize ortak, yeni bir eleman veya kendinize yeni bir iş arıyor olabilirsiniz. Üstelik tam da kaynağına ulaşmış durumdasınız. Sizin yapmak istediğiniz aslında “network” kurmak. Özel yaşamdaki arkadaşlıkların iş yaşamındaki karşılığı sayılan bir iş ilişkisi.

Ayaküstü yapılan kısa tanışma faslını bir “network”e dönüştürebilmek için de “networking”in kurallarını bilmek önemli. Mesleğinizde çok iyi olabilirsiniz, ama bunu şirket içindeki bir kaç kişiden başka bilen yoksa, kendinizi pazarlayamıyorsanız, sektörde muhtemelen bilinmiyorsunuzdur. Networking tam da bu işe yarıyor. Çeşitli iş toplantılarında, fuarlarda tanıştığınız insanlarda iz bırakabilmelisiniz. Yaptığınız işi anlatırken, farklı olduğunuz izlenimi vermelisiniz karşınızdaki kişiye.

Continue reading →

  • Sayfalar

  • Linkedin

  • Mini anket

    Sizce İstanbul'un yeni Alışveriş Merkezlerine ihtiyacı var mı?

    Anket Sonuçları

    Loading ... Loading ...
  • Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes